Din kisvesi münafıklığı örtmez, aksine çirkinliğini artırır
Haber:
Yahudi varlığının başkanı İshak Herzog, Kudüs'teki ikametgahında çeşitli Avrupa ülkelerinden "Müslüman imamlar" heyetini kabul etti. Fransa İmamlar Konferansı başkanı Hasan Şalgumi, "Siz kardeşlik dünyasını, insanlık dünyasını, sevgi dünyasını, demokrasi dünyasını, özgürlük dünyasını temsil ediyorsunuz. Buraya bir sevgi mesajı iletmek için geldik. Allah'a esirlerin geri dönmesi için dua ediyoruz" dedi. Şalgumi ayrıca, "7 Ekim'den sonra patlak veren savaş, iki dünya arasındaki bir savaştır." dedi. (El-Meşhed sitesi, 7/7/2025)
Yorum:
Din kisvesine bürünmüş bu güruhun, göklerin ve yerin meleklerinin lanetlediği Yahudi liderlerle görüşmek için yarışması sahnesi, bize Hz. Peygamber ﷺ'in şu sözünü hatırlatıyor: «İnsanların ilk peygamberlik sözlerinden idrak ettikleri şudur: Utanmıyorsan dilediğini yap». Allah'ın gazabına uğrayan ve Kitab'ında lanetlediği kişilerin rızasını kazanmak için yarışan bu güruh, gerçekten utanmıyorlar. İnsan haya duygusunu kaybettiğinde, ondan ancak çirkin söz ve fiiller sadır olur. Mübarek Filistin topraklarını gasp eden vahşi Yahudi varlığının Gazze'deki kardeşlerimize karşı yaptığı sürekli öldürme, yıkım ve soykırıma rağmen, Yahudilere karşı Müslüman olmayanları bile ağlatan ve harekete geçiren bu manzaralara rağmen, bu aşağılık insanlar bu piç varlığı ziyaret ediyor, ona şirinlik yapıyor ve kalbinde zerre kadar iman olan herkesin tiksineceği şekilde onu övüyorlar.
Bu kötü insanların işindeki tuhaf olan şey, Allah'ın en pislik yaratıklarına ve Müslümanlara en düşman olanlara olan münafıklıkları ve dalkavuklukları, onlara dünyevi bir menfaat sağlamayacak, aksine tam tersi olacak; ümmetin kalbi onları bir çekirdek gibi dışlayacak, onlardan ve fiillerinden uzaklaşacak ve onları münafıklık ve ihanet çukuruna atacaktır. Din kisvesi ve imamlık cübbesi, İbn Selul'un soyundan gelen bu güruhun, insanların gözündeki çirkinliğini ve aşağılanmasını artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
Bu kişilerin, Gazze ve halkına yapılan yardımsızlığın ümmetten kaynaklandığını sanmamaları gerekir. Aksine, bu, halklarını bağlayan, kısıtlayan ve hatta dua etmekten bile alıkoyan rejimlerin yardımsızlığıdır. Ümmet ise, kurtuluş gününe hazırlanarak, kötü yöneticilerin ve sapkın imamların giydirdiği zillet ve aşağılanma elbisesini yırtıp atmak için sabırsızlanarak kaynamaktadır. Yüce Allah'tan, bu kurtuluş gününün yakın olmasını niyaz ediyoruz, çünkü gecenin karanlığı arttı ve ferahlık beklentisi uzadı.
Hizb-ut Tahrir Merkezi İletişim Ofisi Radyosu İçin Yazan
Velid Bleibel