
3/9/2025
Ebu Vaddaha Haber: Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti'nden Siyasi Hitabe: Doğumunun Yıldönümünde Devleti'ni Kurmak Gerekir Sallallahu Aleyhi ve Sellem
Hizb-ut Tahrir/Sudan Vilayeti'nin Darfur'u ayırma planını başarısızlığa uğratma amacıyla yaptığı çalışmalar kapsamında, Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Resmi Sözcüsü Yardımcısı Üstad Muhammed Cami Ebu Eymen, bugün Pazartesi, 10 Rebiülevvel 1447 H, 01/09/2025 M tarihine denk gelen günde, Port Sudan şehrindeki Büyük Çarşı'da haftalık siyasi hitabede (Doğumunun Yıldönümünde Devleti'ni Kurmak Gerekir Sallallahu Aleyhi ve Sellem) başlığı altında farklı kesimlerden gelen dinleyicilere hitap etti.
Ebu Eymen, hitabeye Mustafa'nın (sallallahu aleyhi ve sellem) doğumunun sıradan bir insanın doğumu anlamına gelmediğini, aksine bir peygamberin doğumu, bir mesajın doğumu, bir ümmetin doğumu, bir devletin doğumu ve Alemlerin Rabbi olan Allah'tan bir vahyin doğumu anlamına geldiğini belirterek başladı. Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) gönderilmesinin, insanların ilişkilerindeki işlerini düzenlemek için bir şeriatın doğumu olduğunu ve doğumdan bahsetmenin, kendisiyle geldiği şeriatından ayrı olamayacağını söyledi ve şu ayeti okudu: "(Andolsun ki Allah, mü'minlere kendilerinden, onlara âyetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.)" Sonra şu ayeti okudu: "(De ki: Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Ancak bana, ilâhınızın yalnızca bir tek ilâh olduğu vahyolunuyor. Artık her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, sâlih amel işlesin ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın.)" Dolayısıyla Peygamber Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) mesajı, bu ümmetin Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından tek bir ümmet olarak bırakıldığı, parçalanmış milletlere, halklara ve devletlere bölünmemesi gerektiği gibi şeriatlar getirmiştir. Ve insanların iyiliği için çıkarılmış en hayırlı ümmet olduğu ve kâfirleri Müslümanların ülkelerini parçalamaya devam etmelerine izin vermek yerine, onları küfrün karanlıklarından İslam'ın nuruna çıkarması gerektiği de bunlardandır.
Yine bu dinin içinde yaşamamız ve onun için ölmemiz gerektiği de bunlardandır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir." Öyleyse hayatımız İslam'la olmalı ve Resulullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) bıraktığı gibi, tek bir devlet olarak İslam'ı uygulayan bir devletimiz olmalı ve dini ayakta tutan ve şeriatı uygulayanlara biat etmemiz emredilmiştir.
Ümmet, tebliğ ve cihat yoluyla mesajı insanlara taşımalı ve hiçbir nefsin ateşe düşmesine izin vermemelidir. Ancak küfür ülkemize taşınır hale geldi, öyle ki bazı Müslüman çocukları demokrasiyi taşıyor ve ona, medeniyete, askeriyeye ve Allah'ın hiçbir delil indirmediği diğer sistemlere davet ediyor.
Daha sonra, kâfirlerin ümmetin birliğini baltalama komplolarından ve şu anda Hamideti başkanlığındaki kuruluş hükümetinin atanmasıyla bölümleri devam eden Darfur'un ayrılması suçundan bahsetti ve ümmetin bu suçu elinden geldiğince engellemesinin vacip olduğunu söyledi.
Son olarak, halkı Allah'ın dinini yeryüzünde kurmaya ve Resulullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sancağını devleti gölgesinde yükseltmeye davet etti. Onlara, İslam'ın garabetine rağmen geri döneceğine dair müjde veren Resulullah'ın hadisini müjdeledi. Ebu Hureyre'den (radıyallahu anh) rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "İslam garip başladı ve başladığı gibi garip olarak geri dönecektir. Ne mutlu gariplere!" "Ey Allah'ın Resulü! Garipler kimlerdir?" diye soruldu. "İnsanlar bozulduğunda ıslah edenlerdir." buyurdu. Başka bir rivayette ise: "İnsanların sünnetimden bozduklarını ıslah edenlerdir." buyurdu.
Ardından konuşmacı, dinleyicilerin sorularını yanıtladı ve hitabe, dinleyicilerin büyük ilgisiyle karşılandı.
Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Medya Bürosu
Kaynak: Ebu Vaddaha Haber

