Süveyş Kanalı ve Refah Sınır Kapısı Ümmetin Ordularına Açılamaz Mı?!
Haber:
31 Temmuz 2025 tarihinde Pakistan Silahlı Kuvvetleri Medya Kanadı şu açıklamayı yaptı: (Pakistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Süheyl Şimşad Mirza, Savunma ve Güvenlik Görüşmelerinin üçüncü turuna katılmak üzere Mısır'a yaptığı resmi ziyaret sırasında Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile bir araya geldi... Görüşmelerde ikili askeri işbirliği, güvenlik, terörle mücadele ve hakim bölgesel durum konuları ele alındı. Her iki taraftan kıdemli isimler, eğitim, ortak askeri tatbikatlar ve savunma işbirliği alanlarında mevcut askeri ilişkileri güçlendirme ve genişletme konusundaki ortak çıkarlara vurgu yaptılar).
Yorum:
Yahudi varlığının Gazze'deki Müslümanlara karşı uyguladığı terörden daha büyük bir terörle mücadeleye gerek var mı? Pakistan donanmasının Yahudi varlığına saldırıda ümmetin deniz kuvvetlerine liderlik etmesi için Süveyş Kanalı'nı açmanın zamanı gelmedi mi? Gazze halkı Refah Sınır Kapısı'nda yardım çağrısında bulunduktan sonra, Pakistan Özel Kuvvetleri, zırhlı ve piyade birliklerinin, Yahudi varlığına karşı karadan bir saldırıda ümmetin ordularına liderlik etmesinin zamanı gelmedi mi? Gazze'nin semaları Yahudi varlığının bombalarının dumanı ve ateşiyle dolduktan sonra, Pakistan Hava Kuvvetleri'nin savaş uçaklarına Yahudi varlığına karşı hava saldırısında liderlik etmesinin zamanı gelmedi mi?
Ey İslam ümmeti: Gazze'deki evlatlarınızın yardımsız, özellikle de ordular tarafından öldürülmeye, kuşatmaya, aç bırakılmaya ve yıkıma terk edilmesine izin verilmez. Yüce Allah şöyle buyuruyor: ﴿DİN KONUSUNDA SİZDEN YARDIM İSTERLERSE, YARDIM ETMEK SİZE DÜŞER﴾. Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur: «ESİRİ KURTARIN, AÇI DOYURUN VE HASTAYI ZİYARET EDİN». Taberani, Abdullah bin Ömer'den (Allah onlardan razı olsun) rivayet ettiğine göre, ﷺ şöyle buyurmuştur: «MÜSLÜMAN MÜSLÜMANIN KARDEŞİDİR, ONA ZULMETMEZ VE ONU TESLİM ETMEZ». «ONU TESLİM ETMEZ» demek, onu düşmana bırakmaz, ona yardımı engellemez, çocuklarının ölümünü izlemez ve harekete geçmez demektir! Ordulardaki tüm akraba ve arkadaşlarınızla iletişim kurun ve onlara Gazze'ye yardım etmek ve önlerindeki tüm engelleri kaldırmak için harekete geçmelerini emredin.
Ey İslam ümmetinin alimleri: Filistin bir İslam toprağıdır... Ömer (Allah ondan razı olsun) tarafından fethedildi, Selahaddin tarafından kurtarıldı, Abdülhamid tarafından korundu ve satılık değildir, ne halkı arasında ne de onu gasp eden ve onları oradan çıkaran arasında bölünmeyi kabul etmez. Çözümü iki devlet değil, Aziz ve Cebbar olanın dediği gibi ve O'nun sözü haktır: ﴿ONLARI NEREDE BULURSANIZ ÖLDÜRÜN VE SİZİ ÇIKARDIKLARI YERDEN ÇIKARIN﴾. Her şeyin üstünde olan şer'i vazife, mustazaflara yardım etmek ve o gasp edilmiş toprakları kurtarmaktır. Bu da Müslüman ordularının vazifesidir, çünkü onlar silah ve kuvvet sahipleridir ve onlar büyük farzın, Allah yolunda cihadın ehlidirler.
Nevevi der ki: (Eğer kafirler Müslümanların ülkelerinden birine girerse veya bir şehri kuşatırlarsa, o zaman cihad ona yakın olanlar için farz-ı ayın olur, sonra en yakın olanlar için). Kurtubi der ki: (Cihad farz olursa, açık bir mazereti olmayan hiç kimsenin geri kalması caiz değildir ve geri kalan büyük bir kötülük işlemiştir). İbn Kudame der ki: (Eğer düşman bir beldenin sahasına inerse veya imam insanları sefere çağırırsa, o zaman herkesin çıkması farz olur ve hiç kimsenin geri kalması caiz değildir).
İbn Abidin haşiyesinde (3/238) der ki: (Düşman İslam topraklarından birine saldırırsa, o zaman ona yakın olanlar için farz-ı ayın olur. Ama onlardan uzakta olanlar için, eğer onlara ihtiyaç duyulmazsa farz-ı kifaye olur. Eğer onlara ihtiyaç duyulursa, yani düşmana yakın olanlar düşmana karşı koymaktan aciz kalırlarsa veya aciz kalmazlarsa da tembellik ederler ve cihad etmezlerse, o zaman onlara yakın olanlar için namaz ve oruç gibi farz-ı ayın olur, onu terk etmeleri caiz değildir ve sonra sonra... ta ki bu derecelendirme ile doğuda ve batıda tüm İslam ehli üzerine farz olsun).
Kasani Bedaiu's-Sanai'de der ki: (Eğer bir sınırın halkı kafirlere karşı koymakta zayıf düşerse ve düşmandan korkulursa, o zaman onlara yakın olan Müslümanların onlara doğru sefere çıkmaları, silah, at ve mal ile onlara yardım etmeleri gerekir; zikrettiğimiz gibi, cihad ehli olan herkes için farzdır, ancak farz, bazılarının yeterli olmasıyla düşer, yeterlilik elde edilmedikçe düşmez).
Ey İslam ümmetinin ordularının subayları: Gelmeyecek emirleri beklemeyin, bilakis Allah Teala'nın emrine icabet edin: ﴿ONLARLA SAVAŞIN Kİ ALLAH ONLARI SİZİN ELLERİNİZLE AZAPLANDIRSIN, ONLARI REZİL ETSİN, SİZE ONLARA KARŞI ZAFER VERSİN VE MÜMİN BİR TOPLULUĞUN GÖĞÜSLERİNE ŞİFA VERSİN﴾. Bilin ki, vazifeniz, Allah'ın size farz kıldığı şeyi yapmanızı engelleyecek her şeyi ortadan kaldırmaktır (VAZİBİN ANCAK KENDİSİYLE TAMAMLANDIĞI ŞEY DE VAZİPTİR) kaidesinden yola çıkarak, size utanç damgası vuran ve Allah düşmanını ve sizin düşmanınızı koruyan bu rejimleri ortadan kaldırın ve orduları hak için ve halkına yardım etmek için sefere çıkaran bir devleti, Nübüvvet metodu üzere Raşid bir Hilafet devleti kurun.
Hizb-ut Tahrir Merkezi İletişim Bürosu Radyosu İçin Yazan
Musab Umeyr - Pakistan Vilayeti