Hindu Rejiminin Kitaplara Koyduğu Umutsuz Yasak
İşgal Altındaki Keşmir'de İslami Mücadeleyi ve Fedakarlıkları Yok Etme Girişimi
Haber:
Dürüstlükten yoksunluğun çarpıcı bir tezahürü olarak, Hindu Halk Partisi yönetimi altında demokratik olduğunu iddia eden Hindistan, Keşmir'i işgalinin tarihi gerçeklerini belgeleyen 25 kitabı yasaklama kararı aldı. 5 Ağustos 2025 tarihli bu karar, Cammu ve Keşmir İdaresi İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarıldı ve bu kitapların, yanlış anlatıları yaymak, ayrılıkçılığı teşvik etmek ve terörü yüceltmekle suçlanarak 2023 tarihli Bharatiya Nyaya Sanhita Yasası'nın 98. maddesi uyarınca müsadere edildiği ilan edildi.
Yorum:
Hindistan demokratik bir ülke olduğunu iddia etmesine rağmen, Keşmir'i işgalinin tarihi olaylarını ele alan kitaplar karşısında bile güvensiz hissediyor. İşgal tarihindeki ve nesiller boyunca süren insan hakları ihlallerini silmek istiyor. Bu yasak, Hint devletinin kırılganlığını ortaya koyuyor; Srinagar'da düzenlenen Çinar Kitap Festivali gibi etkinliklerle istikrarın sahte bir anlatısını teşvik ederken -800.000'den fazla askerin çizmesi altında barışın bir resmini göstermek için sadece birkaç gün önce açıldı- aynı zamanda Keşmir halkının acıları hakkındaki entelektüel tartışmaları bastırma emirleri çıkarıyor.
Böylece, bir yandan 800 bin askeri çizme altında istikrarın sahte bir anlatısını pazarlamak için kitap fuarı düzenliyor, diğer yandan aynı hafta Keşmir hakkında yasaklanan kitapların listesini içeren bir emir yayınlıyor. Bu, Hindu rejiminin ne kadar özgüvensiz olduğunu yansıtıyor; tüm cephelerde başarısız olduktan ve insan hakları ihlallerini ve işgalini haklı çıkarmak için entelektüel argümanlara ayak uyduramayıp bunlarla yüzleşemeyince, baskının Müslümanları susturacağına ve kolektif hafızalarını sileceğine inanıyor.
Hükümet bildirisinin (A) ekinde yer alan yasaklı kitaplar, Keşmir'deki Müslümanların baskısını, direnişini ve özlemlerini belgeleyen araştırma eserlerini içeriyor. Bunlar arasında: Hafsa Kanjwal'ın "Keşmir'in Sömürgeleştirilmesi: Hindistan İşgali Altında Devlet İnşası" (Stanford Üniversitesi Yayınları) kitabı, bölgedeki Hint sömürgeciliğinin mekanizmalarını ortaya koyuyor ve Muhammed Yusuf Saraf'ın "Keşmir'in Özgürlük Mücadelesi" (Ferozsons Pakistan) kitabı, Müslümanların işgale karşı mücadelesini anlatıyor.
Diğer önemli eserler arasında Arundhati Roy'un "Azadi" (Penguin India Darya Ganj, Yeni Delhi), A. G. Noorani'nin "Keşmir Anlaşmazlığı 1947-2012" (Tulika Books, Chennai, Tamil Nadu), Victoria Schofield'in "Çatışmadaki Keşmir: Hindistan, Pakistan ve Hiç Bitmeyen Savaş" (Bloomsbury India Academic) ve Hali Dushinski, Muna Bhan, Ather Zia ve Cynthia Mahmood'un "Keşmir'de İşgale Direniş" (Pensilvanya Üniversitesi Yayınları) yer alıyor. Bu kitaplar, sistematik insan hakları ihlallerini, zorla kaybetme vakalarını, ordunun vahşetini ve Hindistan yönetimi altında Keşmir'in İslami kimliğini silme girişimlerini belgeliyor.
Bu yasak sadece siyasi bir adım değil, aynı zamanda ümmetin kolektif hafızasına ve küfre ve zulme karşı direnme görevine doğrudan bir saldırıdır. Keşmir, İslami bir topraktır ve çoğunluğu Müslümandır ve 1947'den beri işgal altındadır ve demokrasi olarak adlandırılan küfür sistemine kök salmış olan Hindu rejimi, cihad, fedakarlık ve kurtuluş çağrısı anlatılarını silerek ümmeti parçalamaya çalışıyor. Issar Batool ve diğerlerinin "Kunan Poshpora'yı Hatırlıyor musun?" (Zubaan Books) gibi kitaplar, Müslüman kadınlara karşı işlenen vahşetlere ışık tutarak Peygamber Efendimiz'in ﷺ şu hadisini hatırlatıyor: «Müminler birbirlerine olan sevgide, merhamette ve şefkatte bir vücut gibidirler. Vücudun bir organı rahatsızlandığında, diğer organlar da uykusuzluk ve ateşle ona iştirak ederler».
Hindu rejiminin uygulamaları, Keşmir'deki dirençli Müslümanları boyun eğdirmekteki başarısızlığından kaynaklanmaktadır. Bölgeyi özerkliğinden mahrum bırakan ve İslami demografik yapısını değiştirme politikalarına kapı açan 2019'daki 370. maddenin kaldırılmasına rağmen, direniş devam ediyor. Bu yasak, gerçeği bastırmak için boş bir girişimdir, ancak Allah Teala şöyle vaat etti: ﴿Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.﴾
Hindu rejiminin Müslüman topraklarını işgal etme, insan hakları ihlalleri ve mücahitlerin fedakarlıkları konusundaki sömürgeci tarihini silme çabaları, ancak ümmetin azmini artıracaktır. Milliyetçilik ve demokrasinin, sömürgeci güçler tarafından Müslümanları zayıflatmak için dayatılan bölme araçları olduğu kanıtlanmıştır.
Tek çözüm, Müslüman ülkelerini birleştirecek, Keşmir, Filistin ve Doğu Türkistan gibi işgal altındaki toprakları kurtaracak ve ümmetin onurunu, canlarını ve akıllarını korumak için İslam'ı uygulayacak olan Nübüvvet Minhacında Hilafet'i kurmaktır. Müslümanların kolektif hafızası yasaklarla veya askeri çizmelerle söndürülemez, aksine Allah'ın izniyle işgali kökünden sökmek ve İslam'ın adaletini tesis etmek için ayağa kalkacaktır.
Hizb-ut Tahrir Merkezi İletişim Ofisi Radyosu İçin Yazan
Muhammed Bhat – Keşmir