الليلة ابتهاج وفرح في داونينغ ستريت، ولكن سيتبعه غدا بكل تأكيد صداع شديد
الليلة ابتهاج وفرح في داونينغ ستريت، ولكن سيتبعه غدا بكل تأكيد صداع شديد

الخبر:   في الليلة الماضية، 12 كانون الأول/ديسمبر، فاز بوريس جونسون في الانتخابات البريطانية بانتصار ساحق لحزبه الذي رأى أكبر هزيمة في الانتخابات لحزب العمال منذ عام 1935. واحتفظ حزب جيريمي كوربين من حزب العمال بمقعده في البرلمان، ولكن مع هذه الهزيمة الساحقة على الصعيد الوطني، أعلن أنه لن يقود حزبه في الانتخابات العامة القادمة. وحقق الحزب الوطني الاسكتلندي انتصاراً ساحقاً في اسكتلندا، ومع حصوله على ثالث أكبر عدد من المقاعد في البرلمان، لن يكون له أي سلطة في مواجهة الأغلبية المحافظة الساحقة، على الرغم من أنه سيكون لهم صوت عالٍ وصاخب مع دعوتهم لاستقلال اسكتلندا، وليس "سحبها من الاتحاد الأوروبي".

0:00 0:00
Speed:
December 17, 2019

الليلة ابتهاج وفرح في داونينغ ستريت، ولكن سيتبعه غدا بكل تأكيد صداع شديد

الليلة ابتهاج وفرح في داونينغ ستريت، ولكن سيتبعه غدا بكل تأكيد صداع شديد

(مترجم)

الخبر:

في الليلة الماضية، 12 كانون الأول/ديسمبر، فاز بوريس جونسون في الانتخابات البريطانية بانتصار ساحق لحزبه الذي رأى أكبر هزيمة في الانتخابات لحزب العمال منذ عام 1935. واحتفظ حزب جيريمي كوربين من حزب العمال بمقعده في البرلمان، ولكن مع هذه الهزيمة الساحقة على الصعيد الوطني، أعلن أنه لن يقود حزبه في الانتخابات العامة القادمة. وحقق الحزب الوطني الاسكتلندي انتصاراً ساحقاً في اسكتلندا، ومع حصوله على ثالث أكبر عدد من المقاعد في البرلمان، لن يكون له أي سلطة في مواجهة الأغلبية المحافظة الساحقة، على الرغم من أنه سيكون لهم صوت عالٍ وصاخب مع دعوتهم لاستقلال اسكتلندا، وليس "سحبها من الاتحاد الأوروبي".

التعليق:

من الناحية الفنية، لم يفز بوريس في الانتخابات؛ بل فاز حزبه. هو لم يفز إلا بمقعده، لكن رسالته وشخصيته هي التي كان لها صدى قوي على الناخبين بعد ثلاث سنوات قاسية من فوضى "خروج بريطانيا من الاتحاد الأوروبي" التي هيمنت على السياسة البريطانية. لقد كان وعدُه لهم بسيطاً، فهو لم يعدهم بأكثر من الآخرين، لكنه أخبر الناس أنهم إذا وثقوا به، فسيخلصهم من أية مشاكل. حيث قال إنه سيتم تنشيط الخدمة الصحية الوطنية، واستعادة الاقتصاد وستكون بريطانيا قوية ورائعة مرة أخرى، ولم يكن مهماً فشله في شرح كيفية حصول ذلك.

لقد تم وصفه بالجبان لرفضه إجراء مقابلة مع أندرو نيل، لكن الجبن الحقيقي كان من بي بي سي التي سمحت لأندرو نيل باتهام جيريمي كوربين بمعاداة السامية، بينما وافق على الاستسلام لرغبة بوريس جونسون في الحصول على مقابلة لينة أكثر من أي شخص آخر. كان يُطلق على بوريس وصف غير الأمين وحتى الكاذب في السياق نفسه مثل ترامب، ولكن اليوم فإن وصف السياسي بأنه ليس كاذبا غير فعال بشكل غريب، كما لو أنه يفترض أن جميعهم ​​يكذبون حتى يتم انتخابهم. ربما كان ذلك جزءاً من جاذبيته. فلو أنه قال كيف سيحقق وعوده الغامضة تلك، فإن الناخبين سيضطرون إلى دراسة البيانات، والاستماع إلى الحجج المضادة وإصدار الحكم.

ما كان فعالا بشكل مذهل هو الشعار البسيط "اجعلوا بريكسيت يحصل!" مع التركيز الشديد على كلمة "يحصل"، وكرر وعده مرارا باستعادة السيطرة على بريطانيا والقيام بذلك بطريقته، وبأي ثمن، حتى لو كان ادعاؤه مفرطا في التبسيط، وهذا بالضبط ما أراد الناس أن يسمعوه. إن خروج بريطانيا من الاتحاد الأوروبي لن يجعل بريطانيا عظمى أو حتى مستقلة تماماً مرة أخرى، ومهما كانت السيادة التي سيتم استرجاعها من الاتحاد الأوروبي فعلى الأرجح سيتم تسليمها مباشرة مرة أخرى إلى أمريكا مقابل صفقة تجارية مع ترامب. وسوف تتزعزع نزاهة بريطانيا: فالأزمة الدستورية بشأن اسكتلندا وأيرلندا الشمالية تلوح في الأفق، وعلى الرغم من شعار خروج بريطانيا من الاتحاد الأوروبي، فليس من المؤكد أن رئيس الوزراء الجديد سيخرجها بالفعل من الاتحاد الأوروبي. التزامه الوحيد المؤكد، الذي ربط كل مرشحي حزبه به، هو أن حكومته لن تطلب تمديداً آخر للاتحاد الأوروبي.

"اجعلوا بريكسيت يحصل!" يعني في الحقيقة القيام بكل ما تريده، ولكن "من فضلك" (بتأكيدي على كلمة من فضلك!) افعل ذلك بسرعة وتأكد أننا نسمع أقل قدر ممكن عن هذه المعضلة الوطنية المقلقة في الأيام المقبلة. لا أحد يعتقد أن خروج بريطانيا من الاتحاد الأوروبي سيكون سهلاً، وليس من المتوقع أن يحصل بوريس على صفقة مختلفة تماماً عن تلك التي تفاوض عليها في أيار/مايو، ولكن الرغبة الرئيسية للناخبين هي أن يتحمل شخص ما المسؤولية الكاملة عن الفوضى التي ورطت حكومة المحافظين السابقة الناس فيها باستفتاء عام 2016، وحماس بوريس المتدفق لهذه المهمة قد استوفى تلك الحاجة. فالناس، الذين أحرقتهم الممارسة النادرة للديمقراطية التشاركية المباشرة، وبوريس، الذي كوى جرح حزبه والأمة، حققوا معاً أكبر انتصار ساحق لحزبه في تاريخ بريطانيا الحديث؛ لأنه أكبر أحمق بتقدمه خطوة لشرب الكأس المسموم بالخروج من الاتحاد الأوروبي. فالليلة هناك ابتهاج وفرح في داونينغ ستريت، ولكن سيتبعه غدا بكل تأكيد صداع شديد.

كتبه لإذاعة المكتب الإعلامي المركزي لحزب التحرير

الدكتور عبد الله روبين

More from Haber ve Yorum

Türkiye ve Arap Rejimleri Hamas'tan Silah Bırakmasını İstedi

Türkiye ve Arap Rejimleri Hamas'tan Silah Bırakmasını İstedi

(Tercüme)

Haber:

Fransa ve Suudi Arabistan'ın öncülüğünde, Filistin meselesine barışçıl bir çözüm bulmak ve iki devletli çözümü uygulamak amacıyla 29-30 Temmuz tarihlerinde New York'ta Birleşmiş Milletler Uluslararası Üst Düzey Konferansı düzenlendi. Filistin'i devlet olarak tanımayı ve Gazze'deki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan konferansın ardından ortak bir bildiri imzalandı. Avrupa Birliği ve Arap Birliği'nin yanı sıra Türkiye de bildiriyi 17 ülke ile birlikte imzaladı. 42 madde ve ekten oluşan bildiri, Hamas'ın gerçekleştirdiği Aksa Tufanı operasyonunu kınadı. Katılımcı ülkeler Hamas'ı silah bırakmaya çağırdı ve yönetimini Mahmud Abbas rejimine devretmesini talep etti. (Ajanslar, 31 Temmuz 2025).

Yorum:

Konferansı yöneten ülkelere bakıldığında, Amerika'nın varlığı açıkça görülüyor ve karar alma yetkisi veya nüfuzu olmamasına rağmen, Suudi rejiminin hizmetkarı olarak Fransa'ya eşlik etmesi bunun en açık kanıtıdır.

Bu bağlamda, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron 24 Temmuz'da Fransa'nın Eylül ayında Filistin devletini resmen tanıyacağını ve bunu yapan ilk G7 ülkesi olacağını belirtti. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ve Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, konferansta New York Bildirgesi'nin hedeflerini ilan eden bir basın toplantısı düzenlediler. Aslında, konferansın ardından yayınlanan bildiride, Yahudi varlığının katliamları kınandı, ancak aleyhinde herhangi bir cezai karar alınmadı ve Hamas'tan silahlarını bırakması ve Gazze yönetimini Mahmud Abbas'a devretmesi istendi.

Amerika'nın İbrahim Anlaşmaları'na dayanarak uygulamaya çalıştığı yeni Orta Doğu stratejisinde, Selman rejimi öncü rolü temsil ediyor. Savaşın ardından Suudi Arabistan ile Yahudi varlığı ile normalleşme başlayacak; ardından diğer ülkeler de takip edecek ve bu dalga, Kuzey Afrika'dan Pakistan'a uzanan stratejik bir ittifaka dönüşecek. Ayrıca, Yahudi varlığı bu ittifakın önemli bir parçası olarak güvenlik garantisi alacak; daha sonra Amerika, bu ittifakı Çin ve Rusya'ya karşı mücadelesinde yakıt olarak kullanacak ve Avrupa'yı tamamen kanatları altına alacak ve tabii ki, Hilafet devletinin kurulma ihtimaline karşı.

Şu anda bu planın önündeki engel, Gazze savaşı ve ardından patlamaya hazır, giderek artan ümmetin öfkesidir. Bu nedenle, Amerika Birleşik Devletleri, New York Bildirgesi'nde inisiyatifin Avrupa Birliği, Arap rejimleri ve Türkiye tarafından alınmasını tercih etti. Bildiride yer alan kararların kabulünün daha kolay olacağını düşünerek.

Arap rejimleri ve Türkiye'nin görevi ise Amerika Birleşik Devletleri'ni memnun etmek, Yahudi varlığını korumak ve bu itaate karşılık olarak kendilerini halklarının öfkesinden korumak ve değersiz iktidar kırıntılarıyla aşağılık bir hayat yaşamak, ta ki atılana veya ahiret azabına maruz kalana kadar. Türkiye'nin bildirgeye sözde iki devletli çözüm planının uygulanması şartıyla ihtiraz kaydı koyması, bildirgenin gerçek amacını örtbas etme ve Müslümanları yanıltma çabasından başka bir şey değildir ve hiçbir gerçek değeri yoktur.

Sonuç olarak, Gazze'yi ve tüm Filistin'i kurtarma yolu, Yahudilerin yaşadığı hayali bir devletten geçmiyor. Filistin'e İslami çözüm, gasbedilmiş topraklarda İslam'ın hüküm sürmesi, gaspçılarla savaşmak ve Müslüman ordularını mübarek topraklardan Yahudileri söküp atmak için seferber etmektir. Kalıcı ve köklü çözüm ise, Raşid Hilafet devletini kurmak ve İsra ve Miraç'ın mübarek topraklarını Hilafet'in kalkanıyla korumaktır. İnşallah, o günler uzak değildir.

Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur: «Müslümanlar Yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Müslümanlar onları öldürecekler, öyle ki Yahudi taşın ve ağacın arkasına saklanacak, taş veya ağaç şöyle diyecek: Ey Müslüman, ey Allah'ın kulu, arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür.» (Müslim rivayet etmiştir)

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Radyosu için yazan:

Muhammed Emin Yıldırım

Amerika'nın İstediği, Silah Kalsa Bile Yahudi Varlığının Resmen Tanınmasıdır

Amerika'nın İstediği, Silah Kalsa Bile Yahudi Varlığının Resmen Tanınmasıdır

Haber:

Lübnan'daki siyasi ve güvenlik haberlerinin çoğu, diğer silahlardan ziyade Yahudi varlığını hedef alan silah konusuna odaklanıyor ve çoğu siyasi analist ve gazeteci tarafından vurgulanıyor.

Yorum:

Amerika, Yahudilerle savaşan silahın Lübnan ordusuna teslim edilmesini istiyor ve çıkarı olduğunda veya komşu ülkelerdeki Müslümanlar arasında kullanılabilecek tüm insanların elinde kalan silahları umursamıyor.

En büyük düşmanımız Amerika, bunu açıkça, hatta küstahça söyledi, elçisi Barrack bunu Lübnan'dan açıklarken, Lübnan devletine teslim edilmesi gereken silahın, mübarek Filistin'i gasp eden Yahudi varlığına karşı kullanılabilecek silah olduğunu, diğer bireysel veya orta düzeydeki hiçbir silahın Yahudi varlığına zarar vermediğini, aksine tekfirci, aşırılıkçı, gerici veya geri kalmışlar bahanesiyle Müslümanlar arasında çatışmayı körükleyerek ona, Amerika'ya ve tüm Batı'ya hizmet ettiğini, ya da mezhepçilik, milliyetçilik, ırkçılık bahanesiyle, hatta bizimle yüzlerce yıl yaşamış ve bizden canlarının, mallarının ve namuslarının korunmasından başka bir şey görmemiş olan Müslümanlar ve diğerleri arasında, kanunları kendimize uyguladığımız gibi onlara da uyguladığımızı, onlara ne hakkımız varsa onların da hakkı olduğunu, onlara ne yükümlülüğümüz varsa onların da yükümlülüğü olduğunu söyleyerek Müslümanlar arasında besledikleri diğer sıfatlarla. Çünkü İslami hüküm, Müslümanlar arasında olsun, devletin tebaası olan Müslümanlar ve diğerleri arasında olsun, yönetimde temeldir.

Mademki en büyük düşmanımız Amerika, Yahudi varlığına zarar veren silahı imha etmek veya etkisiz hale getirmek istiyor, o halde siyasetçiler ve medya mensupları neden buna odaklanıyor?!

Ve neden en önemli konular, Amerikan düşmanının talebi üzerine medyada ve Bakanlar Kurulu'nda derinlemesine araştırılmadan ve ümmet üzerindeki tehlikesinin boyutu açıklanmadan gündeme getiriliyor, bunların en tehlikelisi Yahudi varlığıyla kara sınırlarının çizilmesi, yani bu gaspçı varlığın resmen tanınmasıdır, öyle ki bundan sonra hiç kimsenin Filistin uğruna, yani sadece Filistin halkına aitmiş gibi bizi ikna etmeye çalıştıkları gibi sadece Filistin halkının değil, tüm Müslümanların malı olan Filistin için hiçbir silah, yani hiçbir silah taşıma hakkı kalmaz?!

Tehlike, bu konunun bazen barış, bazen uzlaşma, bazen bölgedeki güvenlik, bazen de ekonomik, turistik ve siyasi refah başlığı altında, bu ucube varlığı tanırsak Müslümanlara vaat ettikleri bolluk başlığı altında gündeme getirilmesidir!

Amerika, Müslümanların Yahudi varlığını tanımayı asla kabul etmeyeceklerini çok iyi biliyor, bu nedenle onları en önemli kader belirleyici meseleden uzaklaştırmak için başka yollarla onlara sızmaya çalışıyor. Evet, Amerika silah konusuna odaklanmamızı istiyor, ancak Lübnan resmi olarak onunla sınırları çizerek onu tanırsa, silah ne kadar güçlü olursa olsun fayda sağlamayacağını ve Yahudi varlığına karşı kullanılamayacağını, böylece Filistin topraklarındaki haklılığını Müslüman yöneticilere ve Filistin Otoritesine sığınarak kabul edeceğini biliyor.

Bu Yahudi varlığını tanımak, Allah'a, Resulüne ve müminlere ihanettir, Filistin'i kurtarmak için dökülen ve hala dökülmekte olan tüm şehitlerin kanlarına ihanettir ve tüm bunlara rağmen, Gazze-i Haşim'de ve Filistin'de savaşan ve bize kanlarıyla Yahudi varlığını asla tanımayacağımızı, bunun bedeli ne olursa olsun söylüyorlar... Peki Lübnan'da şartlar ne kadar zor olursa olsun Yahudi varlığını tanımayı kabul edecek miyiz?! Onunla sınırları çizmeyi, yani onu tanımayı, silah bizimle kalsa bile kabul edecek miyiz?! Vakit kaybetmeden cevaplamamız gereken soru bu.

Hizb-ut Tahrir Merkezi İletişim Bürosu Radyosu İçin Yazılmıştır

Dr. Muhammed Caber

Hizb-ut Tahrir Lübnan Vilayeti Merkezi İletişim Komitesi Başkanı