Basın Açıklaması
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Bürosu Kadın Kolları Küresel Kampanyasını Tamamlıyor:
"Sudan Savaşı: Sömürgecilik, İhanet ve Hayal Kırıklığı Hikayesi"
(Çeviri)
Geçtiğimiz iki ay boyunca, Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Bürosu'nun kadın bölümü, Sudan'daki çatışmanın neden olduğu ve üç buçuk yıldır devam eden korkunç insani krize ilişkin uluslararası farkındalığı artırmak ve dikkat çekmek için küresel bir kampanya başlattı. Korgeneral Abdulfettah el-Burhan liderliğindeki Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Muhammed Hamdan Daglo (Hemedti) liderliğindeki Hızlı Destek Güçleri arasındaki bu anlamsız çatışma, hak ettiği medya ilgisi ve küresel ilgiyi görmediği için "Unutulmuş Savaş" olarak tanımlandı.
"Sudan Savaşı: Bir Sömürgecilik, İhanet ve Hayal Kırıklığı Hikayesi" başlıklı kampanya aşağıdaki konuları ele aldı:
1- Çatışmanın neden olduğu ve kadın ve çocuklar da dâhil olmak üzere on binlerce masum sivili öldüren ve açlığın çeşitli taraflarca bir savaş silahı olarak kullanılmasıyla birlikte dünyanın en büyük yerinden edilme ve açlık krizine yol açan, ayrıca kaçırma, işkence, etnik temizlik ve toplu tecavüz de dâhil olmak üzere yaygın cinsel şiddet vakalarının yaşandığı feci insani kriz.
2- İslam'ın Sudan'a barışçıl yayılma yoluyla girişi ve ülkedeki siyasi, adli, idari ve ekonomik yaşamı şekillendirmesi ve örneğin Func Sultanlığı döneminde halkı için nasıl müreffeh bir yaşam sağladığı.
3- Sudan'ın muazzam jeopolitik önemi; Kızıldeniz üzerindeki stratejik konumu gibi -ki bu hayati bir küresel deniz ticaret yoludur- ayrıca bol miktarda verimli tarım arazileri ve petrol, doğal gaz, altın ve uranyum dâhil olmak üzere doğal kaynakları. Bütün bunlar, onu geçmiş ve günümüz savaşlarında çeşitli grupları desteklemek de dâhil olmak üzere ülke üzerinde hakimiyet kurmak ve kontrol sağlamak için kendi aralarında rekabet eden uluslararası ve bölgesel güçlerin hedefi haline getirdi.
4- İngiltere, Fransa ve Amerika gibi Batılı sömürgeci güçlerin, ülkedeki çıkarlarını ve nüfuzunu güvence altına almak için çeşitli etnik, kabile ve dini gruplar arasındaki gerilimleri ve bölünmeleri teşvik eden "böl ve yönet" sömürge politikaları aracılığıyla Sudan'daki çatışmanın temelini tarihsel olarak nasıl attığı. Bu dış siyasi müdahale, Sudan'ın İngiltere'den bağımsızlığından bu yana bugüne kadar sürekli bir çatışma halinde olmasına neden oldu.
5- Ömer el-Beşir diktatörlüğü altında hayat nasıldı; halkın onun yönetimi altında karşılaştığı terör, acımasız baskı, şiddetli ekonomik zorluklar ve iç savaşın yanı sıra, yönetimine karşı çıkanlara kötü muameleyi haklı çıkarmak için şeriatı nasıl manipüle ettiği. Burhan ve Hemedti'nin onun takipçileri ve rejiminin kalıntıları olduğu.
6- Kuzey ve Güney arasındaki iç savaş ve Darfur çatışması gibi Sudan'daki önceki çatışmaların politikaları ve bunların İngiliz sömürge yönetimi, Amerika'nın ülkeye müdahalesi ve Ömer el-Beşir'in yönetimi sonucu nasıl ortaya çıktığı ve tüm bunların siyasi kazanımlar elde etmek için insanlar arasındaki bölünmeleri nasıl körüklediği.
7- Sudan'daki mevcut çatışmanın politikaları ve bunun aslında 2019'da Ömer el-Beşir'in devrilmesinden sonra Sudan'a hakim olmak için Amerika'nın ajanları (Burhan ve Hemedti) ile İngiltere'nin ajanları (Özgürlük ve Değişim Güçleri) arasındaki bir iktidar mücadelesi olduğu. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Rusya ve Çin gibi birçok bölgesel ve uluslararası güç de çatışmayı körükledi ve Sudan'ın zenginliklerinden ve stratejik öneminden pay almak için bir tarafı diğerine karşı destekledi.
8- Sudan'a yalnızca Hilafet'in nasıl zafer getirebileceği. Bu nokta, Çerçeve Anlaşması'nın, yasalarını Kur'an ve Sünnet'ten çıkarmak yerine halkın koyduğu demokratik, federal, parlamenter ve laik bir devlet kurmayı amaçlayan ve Batı inanç ve kültüründen ilham alan bir sömürge ürünü olduğunu ele aldı. Bu, Sudanlı Müslümanları dinlerinden uzaklaştırmayı ve Sudan'ı Batılı ülkelerde ve İslam ülkelerinde olduğu gibi başarısızlık ve bölünme yoluna sokmayı amaçlamaktadır. Aksine, Allah'ın şeriatını ve sistemini tam olarak uygulayan Nübüvvet Minhacı Üzere Hilafet Devleti, Sudan'daki sömürgeci müdahaleyi sona erdirebilen, siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda ve hayatın tüm alanlarında başarıyı sağlayabilen, bölünmeleri ortadan kaldırıp halkını ve ordusunu birleştirebilen ve halkına vasi olacak siyasi liderler bulabilen tek devlettir.
Kampanya, onlarca makale, yüzlerce yayın ve poster ile aşağıdakiler de dâhil olmak üzere bir dizi video yayınlamak da dâhil olmak üzere çeşitli dillerde küresel elektronik sosyal medyada yoğun etkileşim içeriyordu:
"Sudan Savaşı: Altın, Silahlar ve Jeopolitik"
"Sudan'a Zaferini Ancak Hilafet Geri Getirebilir"
Kampanya ayrıca mevcut çatışmanın nedenlerini ve sonuçlarını ve Sudan'ın karşı karşıya olduğu birçok sorun için pratik çözümün demokratik model değil, Hilafet sistemi olduğunu açıklayan Arapça ve İngilizce tartışma oturumlarını da içeriyordu.
Kampanya sona ermiş olsa da, Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Bürosu Kadın Kolları, Sudan'daki çatışmanın politikaları, gündemleri ve sonuçlarına ek olarak halkının acılarını sona erdirmenin, sorunlarını çözmenin ve Hilafet devleti altında ülkeleri için daha parlak bir gelecek inşa etmenin yolları hakkında farkındalık yaratmaya devam edecektir.
Kampanya materyallerinin tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilir:
Sudan Savaşı: Sömürgecilik, İhanet ve Hayal Kırıklığı Hikayesi
Facebook: QanitatHT1
Instagram: Women_sharia
X: @ALQANITAT
Bağlantı : Kampanya Videosu
﴿Ey iman edenler! Sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman Allah'a ve Resul'e uyun.﴾
Kadınlar Bölümü
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Bürosu