
2/9/2025
Radar: Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti'nden Basın Açıklaması Ey Sudan Halkı, Darfur'u Koparma Planını Başarısızlığa Uğratmaya Muktedirsiniz, Allah'a İtaat İçin Kalkın!
Yazan: İbrahim Osman Ebu Halil
Beklenen bir adım olarak, Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Muhammed Hamdan Daklu, Güney Darfur'un başkenti Nyala'da 30/8/2025 Cumartesi günü sözde paralel hükümetin Başkanlık Konseyi Başkanı olarak yemin etti. Aynı şekilde başkan yardımcısı, başkanlık konseyi üyeleri ve başbakan da yemin etti.
Bu adım, Amerika'nın Darfur'u asker liderleri, Hızlı Destek Kuvvetleri liderleri ve siyaset paralı askerleri aracılığıyla ayırmaya çalışan kriminal planının bir parçası olarak bekleniyordu.
Bu adım, Burhan'ın İsviçre'nin Zürih kentinde ABD Başkanı'nın danışmanı Mesud Bulus ile görüşmesinin ardından, Faşer düşmeden önce hızla geldi.
Bu tehlikeli suça karşı, Sudan halkının çeşitli kesimlerinin tepkileri farklıydı ve şu şekildeydi:
– Amerika'nın elindekilere tamah ederek planı uygulamakta ve hayata geçirmekte acele edenler, bunların ellerinden tutulmalı ve bu büyük suçun işlenmesi engellenmelidir.
– İnsanlardan oldubittiyi kabul etmelerini isteyen, sanki Darfur'un ayrılması kaçınılmaz bir kadermiş ve buna razı olmak gerekiyormuş gibi davranan umutsuzlar! Bunlar arasında politikacılar, medya mensupları ve başkaları var ve tehlikeleri, aktif hale geçtiklerinde başkalarında hayal kırıklığı yaratmalarıdır. Bunların ellerinden tutulmalı ve planı başarısızlığa uğratmalarını sağlayacak güç unsurları konusunda aydınlatılmalıdırlar.
– Olan bitene aldırış etmeyen, sanki yaşananlar başka bir gezegende oluyormuş gibi davranan bir grup! Çünkü çevrelerinde neler olup bittiğini bilmiyorlar, bunlar bilinçlendirilmeli ve planı başarısızlığa uğratmak için enerjileri seferber edilmelidir.
– Planı ortaya çıkaran, olayları önceden sezen ve duvarın arkasını gören bir kesim. Bu kesimin gece gündüz çalışması, sadece Sudan'ı bölme ve Darfur'u koparma planını başarısızlığa uğratmak için değil, aynı zamanda hayatı yeniden şekillendirmek, masayı devirmek ve ümmetimizi kafir Batı'nın komplolarının ve kriminal projelerinin hedefi olmaktan çıkarıp, bu kafir Batı'ya ve dünyanın dört bir yanına hidayet ve nur meşalelerini taşıyan bir hale getirmek için tüm kesimlerin enerjilerini seferber etmesi gerekir.
Biz Hizb-ut Tahrir/Sudan Vilayeti olarak, komploları ortaya çıkaran ve kriminal planları başarısızlığa uğratmak için gayretleri kamçılayan çıplak uyarıcı olmaya devam ettik.
Ey Sudan Halkı: Ülkenizi parçalamaya çalışan bu planın ikinci versiyonunu, Darfur'u ayırmayı amaçlayan bu planı başarısızlığa uğratmaya muktedirsiniz. Eğer Allah'a hakkıyla tevekkül eder, O'ndan yardım diler ve şunları yaparsanız:
* Paralel bir hükümet kurarak veya Faşer'i teslim ederek ve Hızlı Destek Kuvvetleri'nin tüm Darfur bölgesindeki kontrolünü tamamlamasına izin vererek bu planı uygulamayı üstlenen tüm hain ajanlardan beri olduğunuzu ilan edin.
* Planı başarısızlığa uğratmak ve ajanların ve hainlerin ellerinden tutmak için güç ve kudret sahibi olan samimi insanların enerjilerini seferber edin.
* Planı, içerideki uygulama araçlarını ortaya çıkarmak ve insanları ona karşı durmak için seferber etmek için tüm medya araçlarının, cami kürsülerinin ve diğerlerinin enerjilerini seferber edin.
* Kabile liderlerinden, aşiret reislerinden, düşünürlerden, kanaat önderlerinden, liderlerden, politikacılardan, avukatlardan ve tüm ileri gelenlerden hainlerle herhangi bir bağlantısı olmayan samimi insanların enerjilerini, ülkemizin geri kalanının birliğini koruyacak güçlü bir set oluşturmak için seferber edin.
Bütün bunlar, şeytanın tuzağı olan Amerika'nın planını başarısızlığa uğratmaya muktedir, muazzam bir güç değil midir? ﴿ŞÜPHESİZ ŞEYTANIN HİLESİ ZAYIFTIR﴾, ﴿ONLAR TUZAK KURARLAR, ALLAH DA TUZAK KURAR. ALLAH TUZAK KURANLARIN EN HAYIRLISIDIR﴾. Peygamber ﷺ şöyle buyuruyor: "Sizden sonra kim yaşarsa çok ihtilaf görecektir. Benim sünnetime ve hidayete erdirilmiş, doğru yolda olan halifelerimin sünnetine sımsıkı sarılın ve onlara azı dişlerinizle tutunun." Raviyi Irbad bin Sariye radıyallahu anh'dir. Ebu Davud, Tirmizi, Ahmed ve İbn Hibban rivayet etmişlerdir.
Kaynak: Radar
