
10-10-25025
Radar: Kafir Batı'nın ve Sömürgeci Kuruluşlarının Hayatımıza Müdahalelerine Ne Zaman Son Vereceğiz ve Yüzümüzü Tek Olan Yaratıcı'ya Döneceğiz?
Yazan: İbrahim Osman (Ebu Halil)
Fransız Promediation örgütünün himayesinde, Sudanlı partiler Port Sudan'da bir çalıştay düzenledi. Sudan Tribune'ün 5/10/2025 tarihli haberine göre: (Demokratik Blok sözcüsü Muhammed Zekeriya, çalıştayın "Sudan-Sudan diyalogunun nasıl yürütüleceği, tarafları, nerede yapılacağı, arabuluculuğun rolü ve finansman konularını tartıştığını" söyledi. Çalıştayın, istikrarı sağlamak, çatışmalardan ve olumsuz çekişmelerden uzak durmak için ülkedeki siyasi güçlerin mümkün olduğunca geniş bir uzlaşmaya varmayı hedefleyen başka aşamalar izleyeceğini açıkladı).
Bizler Hizb-ut Tahrir/ Sudan Vilayeti olarak bu gerçek karşısında aşağıdaki hususları açıklığa kavuşturuyoruz:
Birincisi: İslam, hayatın sorunlarına yönelik çözümlerin kaynağı konusunu kesin bir şekilde çözmüş, egemenliği yalnızca şeriata vermiştir. Müslümanın, hayatın herhangi bir sorununa yönelik bir çözümü şeriattan başka bir yerden alması caiz değildir. Hatta bunu imanın bir parçası yapmıştır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: ﴿HAYIR, RABBINE ANDOLSUN Kİ, ARALARINDA ANLAŞMAZLIK ÇIKAN KONULARDA SENİ HAKEM KILMADIKÇA, SONRA DA SENİN VERDİĞİN HÜKÜM İÇLERİNE SİNMEDEN TEPKİ GÖSTERMEKSİZİN KABUL ETMEDİKÇE İNANMIŞ OLMAZLAR.﴾ Bu nedenle çözümlerin kaynağı İslam'la sınırlıdır, iktidar koltukları için yarışan siyasetçilerin hevesleri değildir.
İkincisi: İslam, Müslümanlara herhangi bir konuda anlaşmazlığa düştüklerinde, onu sömürgeci devletlere veya suç örgütlerine değil, Allah'ın Kitabı'na ve Resulü'nün sünnetine döndürmelerini emretmiştir. Bir konuyu İslam'a döndürmek imanın sabitelerindendir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: ﴿EĞER HERHANGİ BİR KONUDA ANLAŞMAZLIĞA DÜŞERSENİZ, ONU ALLAH'A VE RESULÜ'NE DÖNDÜRÜN. ŞAYET ALLAH'A VE AHİRET GÜNÜNE İNANIYORSANIZ, BU SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLI VE SONUÇ BAKIMINDAN DAHA GÜZELDİR.﴾
Üçüncüsü: İslam'a ve Müslümanlara kin besleyen kafir sömürgeci devletlere, Fransa, Amerika, İngiltere ve Rusya gibi, bel bağlamak ve Promediation, Amerikan Barış Enstitüsü, Chatham House ve diğerleri gibi suç örgütlerinin müdahalelerine güvenmek, siyasi intihardır ve ümmete ihanettir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: ﴿EY İMAN EDENLER! KENDİNİZDEN OLMAYANLARI SIRDAŞ EDİNMEYİN. ONLAR SİZE FESAT ÇIKARMAKTAN GERİ DURMAZLAR, SİZİN ZOR DURUMDA KALMANIZI İSTERLER. KİN VE DÜŞMANLIKLARI AĞIZLARINDAN TAŞMAKTADIR, KALPLERİNDE GİZLEDİKLERİ İSE DAHA BÜYÜKTÜR. DÜŞÜNÜP AKIL EDEBİLEN BİR TOPLULUK İÇİN AYETLERİ AÇIKLADIK.﴾
Dördüncüsü: İslam şeriatı, yabancı devletlerle ve örgütleriyle ilişkileri devletle sınırlamış ve hiçbir bireyin veya grubun yabancı bir devletle veya herhangi bir yabancı örgütle hiçbir şekilde ilişkisi olmasını yasaklamıştır. Çünkü bunda devletin ve ümmetin varlığı için büyük bir tehlike vardır.
Beşincisi: İslam, hayatın tüm sorunlarına yönelik hüküm ve çözümleriyle zengindir. Çünkü İslam'da siyaset, insanların işlerini içte ve dışta gözetmek ve bunu devletin pratikte yapmasıdır. Bu en yüce iştir, hatta peygamberlerin işidir. Nitekim Peygamber ﷺ bunu şöyle tanımlamıştır: «İsrailoğulları'nı peygamberler yönetirdi. Bir peygamber öldüğünde yerine başka bir peygamber geçerdi. Benden sonra peygamber gelmeyecektir, halifeler olacak ve sayıları artacaktır.» Dediler ki: Bize ne emredersin? Dedi ki: «Önceki halifeye biatınızı tutun, onlara haklarını verin. Allah onlara emanet ettiklerinden dolayı onları sorgulayacaktır.» Müslim rivayet etmiştir.
Sonuç olarak: Bugün ümmetin, dini ikame edecek, şeriatı uygulayacak, kafir sömürgeci Batı'nın ülkemizdeki nüfuzunu kökten kazıyacak, Batı'nın elçilikleri ve örgütleriyle işbirliği yapan şüphe ehlini takip edecek ve hayatı tek olan Yaratıcı'ya has kılacak olan İslam nizamına; Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet'e ihtiyacı vardır. Çalışanlar bunun için çalışsın. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: ﴿EY İMAN EDENLER! SİZE HAYAT VERECEK ŞEYE SİZİ DAVET ETTİĞİ ZAMAN ALLAH'A VE RESULÜ'NE İCABET EDİN.﴾
* Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Resmi Sözcüsü
Kaynak: Radar
