Yahudi Varlığının Ortadan Kaldırılması Dışında Barış Mümkün Değil
ve İki Devletli Çözümü Savunmak Allah'a, Resulüne ve Müminlere İhanettir!
Haber:
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kalıcı bir barışı tesis etmek ve küresel vicdanı kanatan soykırım ve utanç sahnesine derhal son vermek için gereken tüm önlemlerin ivedilikle alınması gerekmektedir. Türkiye'nin iki devletli çözümün hayata geçirilmesi için tüm gücüyle mücadele etmeye devam edeceğini vurguladı." şeklinde konuştu. (Milliyet Gazetesi, 04.10.2025)
Yorum:
Her zamanki gibi Erdoğan, "alınması gerekir" ve "son verilmesi gerekir" gibi edilgen cümleler kullanıyor, ancak bu adımları kimin atacağını veya bu utanç sahnesine kimin son vereceğini belirtmiyor! Uluslararası sisteme veya daha doğrusu efendisi Amerikalı'ya ve bölgedeki kanserli, çarpık yaratığına, cani Yahudi varlığına yalvarmak yerine ve boşluğa çağrılar yapmak yerine, Erdoğan'ın 'Adımı atacak olan biziz, bu soykırımı durduracak olan biziz, Selahaddin Eyyubi'nin Mescid-i Aksa'yı Haçlılardan kurtardığı gibi Gazze'yi ve tüm Filistin'i özgürleştirecek olan biziz' demesi gerekirdi. Hain Müslüman yöneticilerin sözde kırmızı çizgisi olarak gördüğü Aksa'yı, çağın Yahudilerinden ve Haçlılarından kurtarması gerekirdi. Ama ne mümkün! Kudüs'ün Selahaddin Eyyubi tarafından kurtarılmasının yıldönümünü sözlerle kutluyorlar, eylemlerle değil. Ona benzemekten acizler, sadece kahramanlık taslayanlar, gerçek kahramanlarla övünenler, sahte kahramanlıklar yapanlar!!
Kudüs'ün ve Filistin'in, Trump'ın Birleşmiş Milletler toplantıları marjında New York'ta düzenlediği bir toplantıda sağ tarafına oturttuğu bir kişi tarafından kurtarılması beklenemez. Bu toplantı, Müslüman ülkelerdeki velilerini bir araya getirdiği, daha doğrusu emirlerini vermek için önünde durdurduğu bir toplantıydı. Ey Erdoğan: Trump bu soykırıma ve bu utanç sahnesine son verecek mi? Kriminal Yahudi varlığının en büyük destekçisi olan Trump'tan Müslümanlar ve Filistin lehine bir çözüm bekleyecek kadar saf mısınız?! Şeytan-ı Ekber'den hayır bekleyecek kadar saf ve basit olamazsınız. Yoksa Trump'ın şeytani planının bir parçası olmayı mı tercih ediyorsunuz?!
Eğer kiraladığınız uçaklarınızı, Yahudi varlığının direniş filosunda tutukladığı mahkumları geri getirmek için göndermek yerine, savaş uçaklarınızı ve tanklarınızı Yahudi varlığını yerle bir etmek için gönderseydiniz, onları özgürleştirmiş, Filistin'i ve kırmızı çizginiz olduğunu iddia ettiğiniz Kudüs'ü özgürleştirmiş olurdunuz. Ve bunu yapsaydınız, ülkenizde ve tüm İslam ülkelerinde kahramanlar gibi karşılanırdınız. Ancak Amerika'ya meydan okuma cesaretine sahip değilsiniz, bırakın bir sivrisinek kanadı kadar bile etmeyen Yahudi varlığına meydan okumayı. Trump'ın sağ kolu, en büyük destekçisi ve zehirli hançeri olmak yerine, onun boynunu kesen, hançeri kalbine saplayan ve bir daha topraklarımıza dönmemesi için pişmanlıkla kaçmasını sağlayan siz olurdunuz. Ve ona "dostum" diye hitap etmek yerine, en büyük düşman muamelesi yapar ve bu düşmanlığın hakkını verirdiniz.
Filistin'e ve Kudüs'e yardım böyle olur, o halde neden aşılan çizginizi kurtarmak için büyük ordularınızı harekete geçirmiyorsunuz?!
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Radyosu için yazılmıştır.
Arcan Tekinbaş