Düşen Tahtların Arkasındaki İşbirliği
Haber:
5 Eylül 2025'te Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Donio Haber Ajansı muhabirinin bildirdiğine göre, ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyar Saidov Telegram kanalında şunları yazdı: Amerikalı meslektaşım Marco Rubio ile işbirliği içinde, devlet başkanlarımız arasında varılan tüm anlaşmaların etkin bir şekilde uygulanmasını sağlayacağız.
Yorum:
Mirziyoyev ve Trump arasındaki görüşme, Amerika'nın Özbekistan ile olan ilişkilerinin geniş kapsamlı jeostratejik planlarla bağlantılı olduğunu gösterdi. Bugün Washington'un Taşkent'i Orta Asya'daki en önemli dayanak noktası olarak gördüğü açıkça görülüyor.
Amerika'nın Özbekistan'a olan ilgisi öncelikle kaynakların jeopolitiği ile ilgilidir. Orta Asya, uranyum, lityum, bakır ve diğer stratejik mineraller açısından zengin bir bölgedir. Amerika Birleşik Devletleri, bu kaynakları küresel tedarik zincirine dahil etmek ve Çin'in tekelci etkisini sınırlamak istemektedir. Bu açıdan Özbekistan, Amerika'nın ekonomik ve güvenlik yapısının önemli bir parçası haline gelmiştir. Terörle mücadele, aşırıcılık ve yasa dışı göç özellikle tartışıldı, çünkü Afganistan'a komşu olan Özbekistan, Amerika için bölgesel güvenlikte önemli bir rol oynamaktadır. Trump, Rusya ve Çin'in etkisini dengelemeye çalışarak "S5+1" formülüyle güvenlik mekanizmalarını güçlendirmeyi amaçlamaktadır.
Amerika, özellikle eğitim alanındaki işbirliğine önem vermektedir. Taşkent'te önde gelen Amerikan üniversitelerinin şubeleri açıldı ve American Spaces'ın faaliyetleri genişliyor. Bu sayede, genç neslin zihninde Amerika hakkında olumlu bir imaj oluşturarak Amerika'nın çıkarlarını savunan ajanlar yetiştirilmektedir.
Genel olarak, Amerika Birleşik Devletleri, terörle mücadele, güvenliği sağlama ve ticari, ekonomik ve kültürel ilişkileri geliştirme sloganları altında Orta Asya'daki konumunu güçlendirmek için kademeli çabalar göstermektedir.
Amerika'nın Özbekistan ile olan ilişkilerinin artan önemi sadece bölgesel jeopolitik değişikliklerden değil, aynı zamanda küresel değişikliklerden de kaynaklanmaktadır. Washington'daki Amerikan Dış Politika Konseyi ve Orta Asya ve Kafkasya Enstitüsü uzmanları tarafından hazırlanan "Büyük Orta Asya Stratejisi" analitik raporu, Amerika'nın bu bölgedeki rekabet gücünü artırmak için etkili bir Büyük Orta Asya stratejisi geliştirmesi ve uygulaması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu, Orta Asya, Kafkasya, Güney ve Doğu Asya'yı kapsamaktadır. Ayrıca, Rus-Çin ilişkilerini etkilemeyi, Avrasya'daki jeopolitik rekabeti ve özellikle temel metaller, uranyum, petrol ve doğal gaz gibi stratejik kaynak pazarlarının kontrolünü amaçlamaktadır.
Washington bu stratejide Taşkent'i jeopolitik bir dayanak noktası olarak temsil ederken, Orta Asya'nın, Özbekistan da dahil olmak üzere, bu süreçteki merkezi rolü nedeniyle Mirziyoyev hükümeti bu süreçte önemli bir oyuncu olmak istemektedir. Trump, Mirziyoyev'in reformlarını "derin ve geri dönüşü olmayan" olarak nitelendirirken, Mirziyoyev de Trump'ı "iç ve dış politikadaki şaşırtıcı başarıları" nedeniyle tebrik etti.
İslam ve Müslümanlarla mücadelede bölgesel ve küresel liderler haline gelen Mirziyoyev ve Trump'ın başarısız politikalarını övmesi, ikili ilişkilerin hangi yönde ilerlediğini ortaya koydu. Bu görüşme, dış politika hedeflerinin giderek ortak bir hedefe yöneldiğini, yani bölgede Batı'nın çıkarlarını destekleme ve Amerika'nın rakip güçlerini zayıflatma, özellikle de İslam'ın hayat alanına geri dönmesini engelleme konusunda daha uyumlu hale geldiğini gösterdi. Mirziyoyev ve rejimi Allah'ın sözünden ders almaz mı?! Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: ﴿ALLAH'I BIRAKIP DA BAŞKA DOSTLAR EDINENLERİN DURUMU, KENDİNE EV YAPAN ÖRÜMCEĞİN DURUMUNA BENZER. EVLERİN EN GEVŞEĞİ DE ÖRÜMCEK EVİDİR; BİLMİŞ OLSALARDI!﴾.
Hizb-ut Tahrir Merkezi İletişim Bürosu Radyosu için yazdı
İslam Ebu Halil – Özbekistan