Basın Açıklaması
Ey Müslümanlar: Rüveybida yöneticilerinizden hâlâ bir umudunuz var mı?!
Yahudi varlığı, Gazze halkına karşı suç işlemeye devam ediyor ve her gün onlardan onlarca şehit düşüyor. Ayrıca Gazze'ye ablukasını sürdürüyor, halkı açlıktan ölüyor ve utangaç bir şekilde bazı yardımların ulaştırılmasına yönelik bazı girişimlere rağmen yiyecek, içecek, ilaç ve barınakları kalmadı! Ancak yüz binlerce insan, açlıklarını giderecek veya çocuklarının açlığını bastıracak bir lokma bulamıyor, bu yüzden bir yardımcıları veya destekçileri olmadan tüm dünyanın gözü önünde açlıktan ölüyorlar.
Dünya halklarının çoğunun Gazze'ye yönelik savaşın sona erdirilmesini, halk üzerindeki ablukanın kaldırılmasını ve yiyecek ve içecek sağlanmasını talep ederek harekete geçtiğine tanık olduk, ancak bu, hükümetleri için daha fazla utançtan başka bir şey üretmedi, bu yüzden bazıları utangaç bir şekilde Gazze halkı üzerindeki ablukanın kaldırılmasını talep etti, tıpkı sıradan, aciz bir insanın yaptığı gibi ve sanki onlar siyasi karar sahibi değiller!
Müslüman ülkeler gelince, özellikle Filistin'e komşu ülkeler için durum hakkında konuşmaya gerek yok. Çünkü hain Rüveybida yöneticileri, o ülke halkının Allah yolunda cihad etme ve Gazze'deki kardeşlerine yardım etme özlemine rağmen, Gazze'ye herhangi bir şeyin girmesini engelliyorlar.
O ülkelerin ordularına gelince, Yahudi varlığıyla savaşma ve Gazze halkının acısını hafifletme şeklindeki şer'i görevlerini yerine getirmek yerine, bazıları Müslümanların sınırları geçmesini ve Gazze halkına yardım etmesini engellemek için sınırda bekliyor! Sanki Yahudi varlığını korumayı üstlenmiş olan o Rüveybida'lardan emir bekliyorlar!
Ve Gazze halkının acısı karşısında sürekli sorulan soru şu: Müslümanların veya ordularının bu Rüveybida yöneticilerinden hâlâ bir umudu var mı?! Onlarda Mu'tasım'ın gayretinin harekete geçmesini mi bekliyorlar?! Cevap Yüce Allah'ın şu sözünde: ﴿Şüphesiz ki Allah, bir kavim kendi nefsindekini değiştirmedikçe, onlara verdiği nimeti değiştirmez.﴾. Nefslerdeki değişimin esası, onlara uygulanan ve onları Allah'ın dininden alıkoyan, aralarındaki İslami kardeşlik bağlarını koparan, içlerinde Allah'ın haram kıldığı milliyetçilik duygularını uyandıran ve Gazze'de meydana gelen öldürme, yıkım, abluka ve aç bırakmanın sanki Müslüman ülkelerde değilmiş gibi; sanki Müslüman kardeşlerine olmuyormuş gibi algılanmasını sağlayan hain sistemlerdir!
Ey Müslümanlar ve ey Müslüman ülkelerdeki ordular:
Sizlere dayatılan kâfir sömürgecinin tayin ettiği o Rüveybida yöneticilerden uzak durarak işlerinizi sıkılaştırmanın ve kendi kararınızı kendinizin verme zamanı geldi. Çünkü onlar sizin için ne bir yakınlık ne de bir ahit gözetirler, işlerinize bakmak, çıkarlarınızı korumak, size, Gazze'deki ve diğer yerlerdeki kardeşlerinize yardım etmek onları ilgilendirmez. Onları azletmeniz ve sizi Allah'ın Kitabı ve Resulü'nün sünneti ile yönetecek, Müslümanlara yardım etmek için orduları harekete geçirecek ve size izzetinizi ve onurunuzu geri verecek bir halifeye biat etmeniz farz olmuştur. Önünüzde, halkına yalan söylemeyen, İslam temelli yükseliş projesinin sahibi olan Hizb-ut Tahrir'den başka bir seçenek yoktur. O halde Allah'a yardım edin ki O da size yardım etsin ve ayaklarınızı sağlamlaştırsın.
Merkezi Medya Ofisi
Hizb-ut Tahrir