Gazze Açlık Hayaletine Rağmen Hala Düşmanı Hırpalıyor, Peki Güç Sahiplerinin Bahaneleri Nelerdir?
Haber:
El Şark El İhbariye, 21/07/2025 akşamı Gazze hakkında iki haber yayınladı; Birincisi: "İşgal güçleri, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah semalarında, bir İsrail gücünün pusuya düşmesinin ardından aydınlatma bombaları atıyor." İkincisi ise: "İşgalin Gazze'nin batısındaki Nablusi kavşağında yardım bekleyenlere yönelik bombardımanında şehitler ve yaralılar var."
Yorum:
Yaklaşık iki yıldır ve Gazze'nin 7 Ekim 2023'teki kahramanlığı, işgal ve arkasındaki Amerika bunu zihinlerden silmeye çalışıyor. Misilleme yoluyla caydırıcılık, işgalin Gazze'de izlediği bir politika olup, çocukları öldürmede, altyapıyı yıkmada ve tamamen yok etmede, hastaneleri ve barınma merkezlerini hedef almada, doktorları ve sağlık sektöründe çalışanları, hatta insanlara yardım dağıtanları hedef almada kendini gösteriyor. Eşi görülmemiş bir vahşet: yakma, tanklarla ezme, çocukların, hamilelerin ve yaşlıların kanını dökme ve buna ek olarak aç bırakma ve aşağılama.
Gazze ise hala erkekleri, mücahitleri, halkının sabrı ve sebatı ile direniyor, cihad ediyor, zilleti reddediyor ve ağzı dolu dolu şöyle diyor: Biz dünyayı Allah'a sattık ve ey Müslümanlar, sizin yüzüstü bırakmanıza rağmen ahireti satın aldık.
Gazze'nin mücahitleri, iki yıldır süren öldürme, kuşatma, aç bırakma, can ve mal eksikliği ve iki milyarlık ümmetten yardım gelmemesine rağmen, hala Allah'ın düşmanı ve ümmetin düşmanı ile savaşıyor, onları hırpalıyor ve dehşete düşürüyorlar.
Misilleme yoluyla caydırıcılık, Gazze'deki samimi ve ihlaslı olanlarla başarılı olmadı ve meyvesini vermedi, peki Ürdün, Mısır, Körfez ve Mağrip'teki bu ümmetin ordularında ve aşiretlerindeki güvende olanlarla meyvesini verir mi?
Eğer küçük bir topluluk, ey ümmetin orduları ve aşiretleri, sizin yüzüstü bırakmanıza ve oturmanıza rağmen, Siyonist varlığın burnunu yerde sürüyebiliyorsa, gerçekten de onların yardımına koşmaktan ve Allah'ın size farz kıldığı ve tek başınıza O'nun huzurunda durduğunuz gün size soracağı şey olan görevi yerine getirmekten aciz misiniz?
Neden korkuyorsunuz? Neden harekete geçip, zayıflara yardım etmenin önünde engel olan bu sınırları yıkmıyor ve Resulullah ﷺ'in İsra Yurdunu kirleten bu varlığa son vermiyorsunuz?
Kalplerinizdeki zayıflık, kadınlar gibi aciz bir şekilde durup ailenizin öldürüldüğünü ve açlıktan öldüğünü izlerken haysiyetinizin düşeceği noktaya mı geldi?
Allah'ım, bu bizim tebliğimizdir ve elimizden başka bir şey gelmiyor... Biz ailemizin kahredilmesinden dolayı kahrolmuş durumdayız, zayıfız, kelimelerimiz ve gözyaşlarımızdan başka bir şeyimiz yok. Allah'ım bizden tebliğ et ve üzerimize yüzüstü bırakma günahını yazma. Allah'ım, Seni seven ve Senin de onları sevdiğin yardımcılar nasip et, ey her şeyin Rabbi ve her şeyin sahibi.
﴿ONLAR, KENDİLERİNE YARA DOKUNDUKTAN SONRA ALLAH'IN VE RESULÜNÜN ÇAĞRISINA UYDULAR. ONLARDAN GÜZEL DAVRANAN VE KÖTÜLÜKTEN SAKINANLAR İÇİN BÜYÜK BİR MÜKÂFAT VARDIR. O KİMSELER Kİ, İNSANLAR ONLARA: "GERÇEKTEN İNSANLAR SİZE KARŞI TOPLANDILAR, ONLARDAN KORKUN" DEDİLER DE, BU ONLARIN İMANLARINI ARTIRDI VE "ALLAH BİZE YETER, O NE GÜZEL VEKİLDİR" DEDİLER.﴾
Hizb-ut Tahrir Merkezi Büro Radyosu İçin Yazılmıştır
Beyan Cemal