Rusya'nın dostluğuna güvenmeyin, İslam'a düşmanlığı açık ve net
Haber:
Sana'da yayınlanan El-Tavra gazetesi, 21 Temmuz Pazartesi günü "İran ve Rusya'nın Hazar Denizi'ndeki Ortak Kurtarma Tatbikatı" başlıklı bir haber yayınladı. Haberde, "İran Deniz Kuvvetleri'nin ev sahipliğinde Hazar Denizi'nde düzenlenecek olan Casarex 2025 deniz kurtarma tatbikatının Pazartesi gününden itibaren 3 gün süreceği belirtildi. İran Mehr Haber Ajansı'na göre, Hazar Denizi'ndeki ortak kurtarma tatbikatı "Casarex 2025", İran ve Rusya Federasyonu'na ait gemilerin katılımıyla bugünden itibaren başlayacak ve İran Deniz Kuvvetleri'ne bağlı Kuzey Filosu tarafından düzenlenecek."
Yorum:
Hazar Denizi'ne kıyısı olan tüm ülkeler (Azerbaycan, İran, Türkmenistan, Kazakistan) Rusya hariç İslam ülkeleridir. Garip olan ise, İran'ın Rus deniz kuvvetlerinin katılımıyla tatbikatlara ev sahipliği yapması ve Hazar Denizi'ne kıyısı olan diğer İslam ülkelerinin temsilcilerinin gözlemci sıfatıyla katılmasıdır!
Yakın tarih, Rusya ile İran arasında gerçek ve açık bir düşmanlığa işaret etmektedir. Rus Sovyetler Birliği, Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Kuzey İran'ı işgal etmiş ve güney yarısını İngiltere'ye bırakmıştır. Sonunda Moskova, Azerbaycan'ı İran'dan ayırmış, burada bir Sovyet devleti kurmuş ve Müslüman ülkelerden koparmak ve petrol zenginliği nedeniyle kendisine bağlamıştır. Azerbaycan'ın tek başına Hazar Denizi petrol rezervinin %60'ına sahip olduğu düşünülürse. 1922'de İran'ı tekrar işgal etme hakkını kendinde saklı tutmuştur!
Ancak bugün, Rusya'nın İslam'a karşı düşmanlığı eski ve yeni zamanlarda açık olmasına rağmen, Tahran ve Moskova arasındaki bu samimi dostluğa şaşırıyoruz. İslam, Kafkasya, Dağıstan, komşu Çeçenya, Bulgaristan ve Hazar Denizi'ne hicri 19. yılda, yani Raşid Halifeler döneminde erken ulaşmış, ancak Rusya ondan yüz çevirerek paganizmini korumuş ve yeni bir din seçtiğinde Ortodoks Hristiyanlığı seçmiştir. İslam, Tataristan, Kırım ve Ukrayna'ya doğru ilerlemesini sürdürmüştür.
Rusya'dan gelen tepkiler düşmanca olmuştur; Çarlık döneminde Kırım'ı işgal ettiğinde Müslümanları öldürmüş ve katletmiş, camileri yıkmış ve kiliselere çevirmiştir. Sovyet döneminde ise nüfuzunu Ural Dağları'nın ötesine, batıya doğru genişleterek Türkistan'a (Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan) ulaşmış ve bugün kendi topraklarında Müslümanlara karşı yürüttüğü savaş da bunun bir örneğidir!
Rus deniz kuvvetlerinin katılımıyla Hazar Denizi'ndeki bu tatbikatta İran ne tür bir güvenlik ve istikrar aramaktadır ki, Rusya'nın İslam ve Müslümanlara karşı açık ve net bir düşman olduğunu görmekteyiz?! İslam ülkeleri, ancak Nübüvvet metoduna göre ikinci Raşid Hilafet Devleti gölgesinde güvenlik ve istikrara kavuşabilirler ve kurulduğunda topraklarını ona açarak aralarındaki yapay sınırları kaldırmaları gerekir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi İletişim Ofisi Radyosu İçin Yazılmıştır
Mühendis Şefik Hamis – Yemen Vilayeti