Astana'da Orta Asya ve Çin Zirvesi
Uygur Müslümanları meselesi bu sefer de gündeme gelmedi!
Haber:
17 Haziran 2025'te Orta Asya ve Çin arasındaki ikinci zirve Astana şehrinde yapıldı.
Yorum:
Bu zirvede imzalanan bir dizi anlaşma, resmi açıklamalar, el sıkışmalar vb. dışında iki tarafın da gündeme getirmediği önemli bir konuya dikkat çekmek istiyoruz ve medya da bunu görmezden geldi. Evet, kimse bu konuyu gündeme getirmedi ve tek bir kelime bile etmedi. Çin ile ilişkilerde bu konu aslında ilk öncelik olmalı ve diğer her şey ikinci planda tutulmalıdır. Saf İslami bakış açısı böyle olmalıdır. Bu konunun ne olduğunu merak ediyor olabilirsiniz?
Doğu Türkistan meselesi. Çinli ateist rejim tarafından Uygur Müslümanlarına uygulanan acımasız baskıyla yüzleşme meselesi.
Evet, lanetli Yahudi varlığının Batı Şeria ve Gazze'de işlediği vahşi katliamlar diğer tüm meseleleri bir kenara itti. Ve kesinlikle bu, şu anda her Müslüman için en acı verici nokta, ancak bu zirvede Uygur Müslümanlarının acıları ve feryatları bir kenara itilmemeli, Çin'in kirli parasına ağzı sulanan Orta Asya rejimlerinin ihaneti göz ardı edilmemeli ve bu görmezden gelinmemeli. Gerçekte bu rejimler, Müslüman halklarının iyiliği için büyük güçlerle işbirliği yaptıklarını iddia ediyorlar. Eğer durum gerçekten böyle olsaydı, neden tüm meseleleri bir kenara bırakıp Uygur Müslümanları meselesini ana mesele olarak gündeme getirmediler?! Bölgedeki Müslümanların lideri gibi davranan başkanlar bu konuyu gündeme getirmeliydi. Müslümanların sevinçleri ve hüzünleri bir ise, kardeşlerimiz olan Uygurlara insanlık dışı davranan bu lanetli Çin rejimi ile ne tür bir işbirliğinden bahsedebiliriz! Onunla nasıl gülebilir, ona sarılabilir, sonsuza kadar dost ve iyi bir komşu olabilirsiniz?! Bu, ihanetin ve korkaklığın en çirkin şekli değil mi?! Çin bizim ne dostumuz ne de iyi komşumuz, çünkü Doğu Türkistan'ı işgal ediyor ve Müslüman halkına sırf Müslüman oldukları için acımasız baskı ve şiddet uyguluyor. Yüce Allah şöyle buyuruyor: ﴿Onlardan sadece, aziz ve hamd sahibi Allah'a iman ettikleri için intikam aldılar﴾, peki nasıl olur da pis Çin bizim iyi bir komşumuz ve dostumuz olabilir? Yüce Allah ayrıca şöyle buyuruyor: ﴿Ağızlarından nefretleri açığa çıkmıştır; sinelerinde gizledikleri ise daha büyüktür﴾.
Müslümanlara düşmanlığı açıkken Çin ile dost olmak, büyük bir ihanettir. Ve eğer Müslümanlar Çin'in kirli parası uğruna terk edilirse, bu daha büyük bir günahtır! Yüce Allah şöyle buyuruyor: ﴿Müminler ancak kardeştirler﴾ ve Resulullah ﷺ şöyle buyuruyor: «Müslüman, Müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez ve onu düşmanına teslim etmez».
Orta Asya rejimlerinin, Allah'ın emirleri açık ve net iken, Uygur Müslümanlarını utanmadan ticaret konusu yapmaları affedilmez bir suçtur! Bölgedeki Müslüman halklar, özellikle de lider olmayı hak eden Özbekistan Müslümanları, bu rejimlerin suçlarına, özellikle de Özbek rejiminin suçlarına ortak olmamaya dikkat etmelidirler, çünkü izlemek ve susmak da suça ortak olmaktır.
Müslüman halkımıza diyoruz ki: Bu korkak rejimler onu gizlediğinde Uygur Müslümanları meselesini asla unutmayın, aksine bu konuyu Çin ile ilişkilerde öncelikli hale getirerek hükümete güçlü bir baskı uygulayın! En azından Özbekistan rejiminden, Çin Uygur Müslümanlarına zulmetmeyi bırakana kadar tüm projeleri ve ilişkileri dondurmasını ve Batı Türkistan Müslümanlarının onlarla olduğunu ve onları yalnız bırakmadığını hissetmesini talep edin! Tabii ki bu, Doğu Türkistan'ı Çin işgalinden kurtaracak, özgürlüğü ve gerçek korumayı garanti edecek olan Hilafet Devleti kurulana kadar sadece geçici bir çözümdür.
Hizb-ut Tahrir Merkezi İletişim Ofisi Radyosu İçin Yazan
Faruk el-Özbeki – Özbekistan