رئيس جمهورية قرغيزستان الجديد يواصل سياسة ألمازبيك أتامباييف!
رئيس جمهورية قرغيزستان الجديد يواصل سياسة ألمازبيك أتامباييف!

الخبر: في 12 كانون الأول/ديسمبر، ذكرت وكالة الأنباء "ريا نوفوستي"، نقلا عن مركز الإعلام التابع لدائرة الشؤون الداخلية في قرغيزستان، بأن "أجهزة تطبيق القانون في قرغيزستان اعتقلت 7 أعضاء من منظمة حزب التحرير (الإرهابية) المحظورة في الجمهورية وروسيا، وقد تم ضبط المتفجرات بحوزتهم. وقامت وزارة الداخلية ولجنة الدولة لشؤون الأمن القومي بتفتيش منازل العديد من سكان منطقة جلال أباد، وأثناء البحث تم العثور على عدد كبير من الأدبيات (المتطرفة)، والمتفجرات. وعثروا على قنبلة من طراز RGD-5 بحوزة الشاب (أ. أ.)، من مواليد عام 1985، وأقنعة وقفازات وخريطة لمنطقة جلال أباد وتعليمات لإنتاج متفجرات محلية الصنع ومكونات لتصنيع متفجرات.

0:00 0:00
Speed:
December 26, 2017

رئيس جمهورية قرغيزستان الجديد يواصل سياسة ألمازبيك أتامباييف!

رئيس جمهورية قرغيزستان الجديد يواصل سياسة ألمازبيك أتامباييف!

(مترجم)

الخبر:

في 12 كانون الأول/ديسمبر، ذكرت وكالة الأنباء "ريا نوفوستي"، نقلا عن مركز الإعلام التابع لدائرة الشؤون الداخلية في قرغيزستان، بأن "أجهزة تطبيق القانون في قرغيزستان اعتقلت 7 أعضاء من منظمة حزب التحرير (الإرهابية) المحظورة في الجمهورية وروسيا، وقد تم ضبط المتفجرات بحوزتهم. وقامت وزارة الداخلية ولجنة الدولة لشؤون الأمن القومي بتفتيش منازل العديد من سكان منطقة جلال أباد، وأثناء البحث تم العثور على عدد كبير من الأدبيات (المتطرفة)، والمتفجرات. وعثروا على قنبلة من طراز RGD-5 بحوزة الشاب (أ. أ.)، من مواليد عام 1985، وأقنعة وقفازات وخريطة لمنطقة جلال أباد وتعليمات لإنتاج متفجرات محلية الصنع ومكونات لتصنيع متفجرات.

وفي 18 كانون الأول/ديسمبر، ذكرت الخدمة الصحفية نبأ اعتقال 11 من أنصار حزب التحرير (الإرهابي)، المحظور في الاتحاد الروسي والجمهورية. وفي إطار قضية جنائية، أجرت وزارة الداخلية، بالتعاون مع لجنة الدولة للأمن الوطني، تفتيشا في مقر إقامة 11 شخصا، وهم أعضاء ناشطون في حزب التحرير (المتطرف) السري، يعيشون في مقاطعات بيشكيك، وتشوي وإيسيك كول. وأثناء عمليات التفتيش المأذون بها، تم العثور على عدد كبير من الأدبيات (المتطرفة) وتمت مصادرتها. ومن بين المحتجزين - مسؤول في حزب التحرير، من مواليد عام 1982، وهو من منطقة أوش الجنوبية، ويقيم حاليا في منطقة تشوي في البلاد."

التعليق:

أجريت مؤخرا في تشرين الأول/أكتوبر انتخابات رئاسية في قرغيزستان، وأصبح مرشح الحزب الموالي للرئاسة سورونباي جينبيكوف رئيسا جديدا للبلاد. وهذه هي المرة الأولى في تاريخ قرغيزستان التي يحصل فيها الرئيس المنتخب على السلطة بطريقة سلمية في البلاد، دون أية ثورات واضطرابات.

أجبر أول رئيس لقرغيزستان عسكر أكاييف على الفرار من البلاد في أعقاب الثورة في ربيع عام 2005. وقد حل مكانه كوربانبيك باكييف، الذي فر أيضا من البلاد بعد الثورة في عام 2010. وجاء ألمازبيك أتامباييف مكانه.

وقد تميزت هذه الأوقات بصراع بين الغرب وروسيا، كل يسعى وراء مصلحته في هذه المنطقة. فعندما كانت القوات الغربية المتمثلة في أمريكا موجودة في البلاد، كان من الصعب على روسيا السيطرة على الوضع، ولكن مع مرور الوقت تمكنت من تنفير الناس من النفوذ المؤيد للغرب في البلاد. إن التغيير في عملية نقل السلطة في البلاد تفسره حقيقة ظهور أثر واضح للمصالح المؤيدة لروسيا في سياسة ألمازبيك أتامباييف. وقد عززت روسيا نفوذها وتسيطر بثقة على العمليات الجارية داخل قرغيزستان. وقد سمح ذلك للمنافس الموالي لروسيا بالإمساك بزمام البلاد دون عوائق.

لقد أصبح الصراع ضد الإسلام والمسلمين السمة المميزة لجميع الحكام في منطقة آسيا الوسطى، ولا سيما رئيس البلاد الجديد. وقد ذهب سورونباي جينبيكوف أبعد من ذلك في حربه على شبابنا، فادعى العثور على قنابل يدوية وذخائر أثناء عمليات التفتيش في منازل شباب الحزب. إن الدولة الوحيدة التي تشوه صورة حزب التحرير في العالم بإلصاق الأنشطة (الإرهابية) به هي روسيا. فالسلطة الطاغية في روسيا تلفق قضايا جنائية ضد شبابنا على أساس قرار المحكمة العليا الذي لا أساس له لعام 2003 والذي يعد حزب التحرير منظمة (إرهابية). والآن، تريد روسيا الطاغوتية أن توسع قرارها ليشمل أنظمة الحكم التابعة لها، مثل قرغيزستان، التي استسلمت تماما لرحمة مالكها المتمثل في روسيا. وهكذا نرى عناوين وسائل الإعلام: "اعتقلت هيئات تطبيق القانون في قرغيزستان 7 أعضاء من منظمة حزب التحرير (الإرهابية) المحظورة في الجمهورية والاتحاد الروسي"، وفي 18 كانون الأول/ديسمبر، أفاد المكتب الصحفي باحتجاز 11 مؤيدا للمنظمة (الإرهابية) حزب التحرير المحظورة في الاتحاد الروسي والجمهورية.

وإذا ما اعتمدت حكومة قرغيزستان قانونا مماثلا لقانون عام 2003 كما هو الحال في روسيا، ووصمت بذلك حزب التحرير بـ(المنظمة الإرهابية)، فإنها ستسمح لنظام الطاغية بتلفيق قضايا جنائية ضد إخواننا ما سيعرضهم للسجن لسنوات عديدة، كما هو الحال في روسيا، حيث حكم على الشباب بالسجن لمدة 17 عاما أو أكثر.

فيا مسلمي قرغيزستان! لا تكونوا بصمتكم مشاركين في جرائم الطاغية الروسي وحاكمه التابع له. قفوا لحماية إخوتكم وأخواتكم من حزب التحرير. هذه الخطوة الماكرة للسلطات الفاسدة لا تستهدف شباب الحزب فحسب، بل الإسلام والمسلمين في جميع أنحاء المنطقة. إن نظام الطاغية سيقوم أولا بإلقاء القبض على حملة الدعوة من المسلمين الفاعلين، ومن ثم سيستخدم هذا القانون ضد أي شخص يعارض الطغيان بقوله كلمة الحق أو عصيان فظائع المجرمين.

يا مسلمي قرغيزستان! انضموا إلى دعوة حزب التحرير! انضموا إلى العمل لإقامة الخلافة الراشدة الثانية على منهاج النبوة، والتي بإذن الله سبحانه وتعالى ستمكننا من معاقبة الطغاة والمجرمين بأيدينا، والتي ستحمي كل الإخوة والأخوات المضطهدين، والتي ستحرر السجناء من سجون الطغاة! والله نسأل العون!

قال تعالى: ﴿وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُم فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُم مِّن بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا يَعْبُدُونَنِي لَا يُشْرِكُونَ بِي شَيْئًا وَمَن كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ﴾.

كتبه لإذاعة المكتب الإعلامي المركزي لحزب التحرير

إلدر خمزين

عضو المكتب الإعلامي المركزي لحزب التحرير

More from Haber ve Yorum

Türkiye ve Arap Rejimleri Hamas'tan Silah Bırakmasını İstedi

Türkiye ve Arap Rejimleri Hamas'tan Silah Bırakmasını İstedi

(Tercüme)

Haber:

Fransa ve Suudi Arabistan'ın öncülüğünde, Filistin meselesine barışçıl bir çözüm bulmak ve iki devletli çözümü uygulamak amacıyla 29-30 Temmuz tarihlerinde New York'ta Birleşmiş Milletler Uluslararası Üst Düzey Konferansı düzenlendi. Filistin'i devlet olarak tanımayı ve Gazze'deki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan konferansın ardından ortak bir bildiri imzalandı. Avrupa Birliği ve Arap Birliği'nin yanı sıra Türkiye de bildiriyi 17 ülke ile birlikte imzaladı. 42 madde ve ekten oluşan bildiri, Hamas'ın gerçekleştirdiği Aksa Tufanı operasyonunu kınadı. Katılımcı ülkeler Hamas'ı silah bırakmaya çağırdı ve yönetimini Mahmud Abbas rejimine devretmesini talep etti. (Ajanslar, 31 Temmuz 2025).

Yorum:

Konferansı yöneten ülkelere bakıldığında, Amerika'nın varlığı açıkça görülüyor ve karar alma yetkisi veya nüfuzu olmamasına rağmen, Suudi rejiminin hizmetkarı olarak Fransa'ya eşlik etmesi bunun en açık kanıtıdır.

Bu bağlamda, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron 24 Temmuz'da Fransa'nın Eylül ayında Filistin devletini resmen tanıyacağını ve bunu yapan ilk G7 ülkesi olacağını belirtti. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ve Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, konferansta New York Bildirgesi'nin hedeflerini ilan eden bir basın toplantısı düzenlediler. Aslında, konferansın ardından yayınlanan bildiride, Yahudi varlığının katliamları kınandı, ancak aleyhinde herhangi bir cezai karar alınmadı ve Hamas'tan silahlarını bırakması ve Gazze yönetimini Mahmud Abbas'a devretmesi istendi.

Amerika'nın İbrahim Anlaşmaları'na dayanarak uygulamaya çalıştığı yeni Orta Doğu stratejisinde, Selman rejimi öncü rolü temsil ediyor. Savaşın ardından Suudi Arabistan ile Yahudi varlığı ile normalleşme başlayacak; ardından diğer ülkeler de takip edecek ve bu dalga, Kuzey Afrika'dan Pakistan'a uzanan stratejik bir ittifaka dönüşecek. Ayrıca, Yahudi varlığı bu ittifakın önemli bir parçası olarak güvenlik garantisi alacak; daha sonra Amerika, bu ittifakı Çin ve Rusya'ya karşı mücadelesinde yakıt olarak kullanacak ve Avrupa'yı tamamen kanatları altına alacak ve tabii ki, Hilafet devletinin kurulma ihtimaline karşı.

Şu anda bu planın önündeki engel, Gazze savaşı ve ardından patlamaya hazır, giderek artan ümmetin öfkesidir. Bu nedenle, Amerika Birleşik Devletleri, New York Bildirgesi'nde inisiyatifin Avrupa Birliği, Arap rejimleri ve Türkiye tarafından alınmasını tercih etti. Bildiride yer alan kararların kabulünün daha kolay olacağını düşünerek.

Arap rejimleri ve Türkiye'nin görevi ise Amerika Birleşik Devletleri'ni memnun etmek, Yahudi varlığını korumak ve bu itaate karşılık olarak kendilerini halklarının öfkesinden korumak ve değersiz iktidar kırıntılarıyla aşağılık bir hayat yaşamak, ta ki atılana veya ahiret azabına maruz kalana kadar. Türkiye'nin bildirgeye sözde iki devletli çözüm planının uygulanması şartıyla ihtiraz kaydı koyması, bildirgenin gerçek amacını örtbas etme ve Müslümanları yanıltma çabasından başka bir şey değildir ve hiçbir gerçek değeri yoktur.

Sonuç olarak, Gazze'yi ve tüm Filistin'i kurtarma yolu, Yahudilerin yaşadığı hayali bir devletten geçmiyor. Filistin'e İslami çözüm, gasbedilmiş topraklarda İslam'ın hüküm sürmesi, gaspçılarla savaşmak ve Müslüman ordularını mübarek topraklardan Yahudileri söküp atmak için seferber etmektir. Kalıcı ve köklü çözüm ise, Raşid Hilafet devletini kurmak ve İsra ve Miraç'ın mübarek topraklarını Hilafet'in kalkanıyla korumaktır. İnşallah, o günler uzak değildir.

Resulullah ﷺ şöyle buyurmuştur: «Müslümanlar Yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Müslümanlar onları öldürecekler, öyle ki Yahudi taşın ve ağacın arkasına saklanacak, taş veya ağaç şöyle diyecek: Ey Müslüman, ey Allah'ın kulu, arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür.» (Müslim rivayet etmiştir)

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Radyosu için yazan:

Muhammed Emin Yıldırım

Amerika'nın İstediği, Silah Kalsa Bile Yahudi Varlığının Resmen Tanınmasıdır

Amerika'nın İstediği, Silah Kalsa Bile Yahudi Varlığının Resmen Tanınmasıdır

Haber:

Lübnan'daki siyasi ve güvenlik haberlerinin çoğu, diğer silahlardan ziyade Yahudi varlığını hedef alan silah konusuna odaklanıyor ve çoğu siyasi analist ve gazeteci tarafından vurgulanıyor.

Yorum:

Amerika, Yahudilerle savaşan silahın Lübnan ordusuna teslim edilmesini istiyor ve çıkarı olduğunda veya komşu ülkelerdeki Müslümanlar arasında kullanılabilecek tüm insanların elinde kalan silahları umursamıyor.

En büyük düşmanımız Amerika, bunu açıkça, hatta küstahça söyledi, elçisi Barrack bunu Lübnan'dan açıklarken, Lübnan devletine teslim edilmesi gereken silahın, mübarek Filistin'i gasp eden Yahudi varlığına karşı kullanılabilecek silah olduğunu, diğer bireysel veya orta düzeydeki hiçbir silahın Yahudi varlığına zarar vermediğini, aksine tekfirci, aşırılıkçı, gerici veya geri kalmışlar bahanesiyle Müslümanlar arasında çatışmayı körükleyerek ona, Amerika'ya ve tüm Batı'ya hizmet ettiğini, ya da mezhepçilik, milliyetçilik, ırkçılık bahanesiyle, hatta bizimle yüzlerce yıl yaşamış ve bizden canlarının, mallarının ve namuslarının korunmasından başka bir şey görmemiş olan Müslümanlar ve diğerleri arasında, kanunları kendimize uyguladığımız gibi onlara da uyguladığımızı, onlara ne hakkımız varsa onların da hakkı olduğunu, onlara ne yükümlülüğümüz varsa onların da yükümlülüğü olduğunu söyleyerek Müslümanlar arasında besledikleri diğer sıfatlarla. Çünkü İslami hüküm, Müslümanlar arasında olsun, devletin tebaası olan Müslümanlar ve diğerleri arasında olsun, yönetimde temeldir.

Mademki en büyük düşmanımız Amerika, Yahudi varlığına zarar veren silahı imha etmek veya etkisiz hale getirmek istiyor, o halde siyasetçiler ve medya mensupları neden buna odaklanıyor?!

Ve neden en önemli konular, Amerikan düşmanının talebi üzerine medyada ve Bakanlar Kurulu'nda derinlemesine araştırılmadan ve ümmet üzerindeki tehlikesinin boyutu açıklanmadan gündeme getiriliyor, bunların en tehlikelisi Yahudi varlığıyla kara sınırlarının çizilmesi, yani bu gaspçı varlığın resmen tanınmasıdır, öyle ki bundan sonra hiç kimsenin Filistin uğruna, yani sadece Filistin halkına aitmiş gibi bizi ikna etmeye çalıştıkları gibi sadece Filistin halkının değil, tüm Müslümanların malı olan Filistin için hiçbir silah, yani hiçbir silah taşıma hakkı kalmaz?!

Tehlike, bu konunun bazen barış, bazen uzlaşma, bazen bölgedeki güvenlik, bazen de ekonomik, turistik ve siyasi refah başlığı altında, bu ucube varlığı tanırsak Müslümanlara vaat ettikleri bolluk başlığı altında gündeme getirilmesidir!

Amerika, Müslümanların Yahudi varlığını tanımayı asla kabul etmeyeceklerini çok iyi biliyor, bu nedenle onları en önemli kader belirleyici meseleden uzaklaştırmak için başka yollarla onlara sızmaya çalışıyor. Evet, Amerika silah konusuna odaklanmamızı istiyor, ancak Lübnan resmi olarak onunla sınırları çizerek onu tanırsa, silah ne kadar güçlü olursa olsun fayda sağlamayacağını ve Yahudi varlığına karşı kullanılamayacağını, böylece Filistin topraklarındaki haklılığını Müslüman yöneticilere ve Filistin Otoritesine sığınarak kabul edeceğini biliyor.

Bu Yahudi varlığını tanımak, Allah'a, Resulüne ve müminlere ihanettir, Filistin'i kurtarmak için dökülen ve hala dökülmekte olan tüm şehitlerin kanlarına ihanettir ve tüm bunlara rağmen, Gazze-i Haşim'de ve Filistin'de savaşan ve bize kanlarıyla Yahudi varlığını asla tanımayacağımızı, bunun bedeli ne olursa olsun söylüyorlar... Peki Lübnan'da şartlar ne kadar zor olursa olsun Yahudi varlığını tanımayı kabul edecek miyiz?! Onunla sınırları çizmeyi, yani onu tanımayı, silah bizimle kalsa bile kabul edecek miyiz?! Vakit kaybetmeden cevaplamamız gereken soru bu.

Hizb-ut Tahrir Merkezi İletişim Bürosu Radyosu İçin Yazılmıştır

Dr. Muhammed Caber

Hizb-ut Tahrir Lübnan Vilayeti Merkezi İletişim Komitesi Başkanı