Basın Açıklaması
Normalleşme açıklamaları, düşmanla bütünleşmenin ve ümmetten ayrılmanın açık ilanıdır
Son günlerde Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati'nin uluslararası konferanslara katılımı sırasında yaptığı bir dizi açıklama dikkat çekti. Bu açıklamalardan en dikkat çekeni, "İsrail'in barış içinde yaşaması ve bölgeye entegre olmasının önemi", Suudi Arabistan ve diğer ülkelerle birlikte "İsrail ile normalleşmeye tam hazırlık" ve "Geleceğin tek çözümünün, İsrail ile barış içinde yaşayan silahsız bir Filistin devletinin kurulması" şeklindeki açıklamalarıydı... Bu açıklamalar, Müslüman ülkelerdeki mevcut rejimlerin izlediği yolu açıkça yansıtmaktadır; gaspçı Siyonist varlıkla tam normalleşme ve hatta sömürgeci Batı projesine hizmet edecek şekilde onu güvence altına alma ve bölgeye entegre etme yolu.
Müslüman bir ülkenin dışişleri bakanı "İsrail'in barış içinde yaşaması ve bölgeye entegre olmasının önemli olduğunu" söylediğinde, geçici bir saldırganlığı durdurmaktan değil, bu varlığın varlığını kabul etmekten ve onu bölgenin doğal bir parçası olarak görmekten bahsediyor. Bölgeye entegrasyon ancak varlığının siyasi ve hukuki olarak tanınması ve ümmetin bağrına saplanmış yabancı bir cisim olarak değil, doğal bir devlet olarak kabul edilmesiyle gerçekleşir. Bu duruş, bu konudaki açık şeri hükmüyle kökten çelişmektedir; çünkü Filistin Müslümanlar tarafından fethedilmiş İslami bir topraktır ve İslam ümmetinin vakfıdır, ondan ve bir karış toprağından bile vazgeçilemez. Yahudi varlığı ise, Hilafet Devleti'nin yıkılmasından sonra sömürgeci kafir Batı tarafından üzerine kurulmuş gaspçı bir varlıktır.
Tam normalleşme çağrısı, bağımlılığın pratik bir tercümesi, hatta ümmete açık bir ihanettir, çünkü gaspçı bir düşmanla normalleşme, onu güçlendirmek, varlığını sağlamlaştırmak ve onu tanımayı reddeden İslam ümmetinin konumunu zayıflatmaktır. Gaspçı Siyonist varlıktan razı olmak ve barış ve normalleşmeyle onu memnun etmeye çalışmak, onun gerçeğini hiçbir şekilde değiştirmeyecek ve halkları onu kabul etmeye ve onunla normalleşmeye zorlamayacaktır.
Bu açıklamalar, yönetici rejimler ile ümmet arasındaki derin uçurumu ortaya koymaktadır. Ümmet hala Filistin'i merkezi davası olarak görmekte ve Yahudi varlığını tanımayı veya onunla normalleşmeyi reddetmektedir ve bunu her fırsatta dile getirmektedir. Rejimler ise, Siyonist varlığın normalleşme, siyasi ve güvenlik desteği projelerine dahil olmuş, hatta Gazze'yi ablukaya almasına katılmış ve halkına yardım etmek için herhangi bir fiili hareketi engellemiştir.
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati'nin "entegrasyon", "tam normalleşme" veya "silahsız devlet" hakkındaki açıklamaları kişisel duruşlar değil, Filistin davasını tasfiye etmeye çalışan Batı ile bağlantılı Arap rejimlerinin politikasının açık bir ifadesidir ve aynı zamanda bu rejimlerin ümmetin inancından ve duygularından kopmasının bir ifadesidir. Gaspçı Siyonist varlık, ümmetin bedenine saplanmış habis bir cisimdir, onunla birlikte yaşamak veya onu entegre etmek caiz değildir, bilakis kökünden sökülüp atılması gerekir.
Ey Kenane'nin askerleri: Yetkililerin, gaspçı Siyonist varlığın meşruiyetini kabul eden ve varlığını ve güvenliğini doğal bir şey olarak gören bu aşağılayıcı açıklamaları, ümmetten gelmemekte ve onu temsil etmemektedir, aksine sömürgeciyle bağlantılı, onun projelerini pazarlayan ve onu korumaya çalışan rejimlerden gelmektedir. Sizin de mensubu olduğunuz, topraklarını ve onurunu korumaya yemin ettiğiniz ümmet, bu Siyonist varlığı kesin bir şekilde reddetmekte ve onu birlikte yaşanamayacak ve anlaşma yapılamayacak, bilakis kökünden sökülüp atılacak gaspçı bir düşman olarak görmektedir... Bugün size düşen şeri görev, dininize, ümmetinize ve kutsallarınıza yardım etmek için harekete geçmeniz, hain ve görevini kötüye kullanan yöneticilere itaat etmeyi bırakmanız ve silahınızı ümmetin gerçek düşmanına yönlendirerek atalarınızın yazdığı gibi zafer destanları yazmanızdır.
﴿Size ne oldu ki, Allah yolunda ve "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar uğrunda savaşmıyorsunuz?﴾
Hizb-ut Tahrir Mısır Vilayeti Medya Bürosu