Ey Ürdün Kralı: Allah korkusunun belirtileri vardır!
Haber:
Ürdün Kralı, 26.10.2025 Pazar günü Ulusal Meclis önünde yaptığı taht konuşmasında, ülkesinin karşılaştığı zorlukların büyüklüğüne dair çeşitli göstergeler taşıyan iç ve dış siyasi mesajlar verdi ve Ürdün halkına şöyle seslendi: "Bazılarınız kralın nasıl hissettiğini merak ediyor? Kral endişeli mi? Evet, kral endişeli, ama sadece Allah'tan korkar. Ve arkasında bir Ürdünlü olduğu için hiçbir şeyden çekinmez." Gazze halkına ise şöyle dedi: "Kardeşin kardeşe duruşuyla tüm imkanlarımızla yanınızda olmaya devam edeceğiz ve yardım malzemeleri göndermeye ve sahra tıbbi hizmetleri sunmaya devam edeceğiz." (CNN Arapça'dan alıntıdır)
Yorum:
Allah korkusu, insanın önünde övündüğü durumlarda söylenen bir söz değildir, aksine bu bağlılık, Allah'tan korktuğuna işaret eden Allah'ın emirlerine bağlı kalmaktır. Eğer bunlara uymazsa, iddiasının hiçbir değeri yoktur, çünkü fiiller Allah korkusunun doğruluğunu gösteren bir ölçüdür. Ürdün kralının fiillerini yargılayıp şeriat terazisine koysak, Allah'tan korkmadığını ve O'nu hiç hesaba katmadığını gözlerimizle görürüz. Onun için önemli olan tek şey, iktidar koltuğunda kalmaktır ve bunun için ümmete komplo kurmaya hazırdır. Onu gerçekten korkutan ve dehşete düşüren ise Allah'ın düşmanı Trump'tır. Medya, 12.02.2025 tarihinde Beyaz Saray'da Trump ile görüştüğünde nasıl korkmuş ve dehşete düşmüş olduğunu, titrediğini aktarmıştı. O zaman Trump küstahça konuşuyor ve maiyetinin önünde Gazze halkını Ürdün ve Mısır'a sürmeye niyetli olduğunu ilan ediyordu. Ürdün kralı o zaman Trump'ın sözlerine karşılık vermeye cesaret edemedi, aksine Ürdün hastanelerinde Gazze'li iki bin çocuğa tedavi sağlamaya hazır olduğunu söylemekle yetindi!
Sonra kral, bir kardeşin kardeşine duruşuyla Gazze halkının yanında durmaya devam edeceğini söylüyor! Biz de ona bir kez daha, önemli olanın sözler değil, fiiller olduğunu söylüyoruz. Ve fiilleriniz her zaman söylediklerinizin tam tersi oldu. Evet, Yahudi varlığının yanında bir kardeşin kardeşe duruşuyla durdunuz. Dünya, Ürdün sebze ve meyve kamyonlarının Yahudilere nasıl art arda gönderildiğini gördü. Gazze'ye gelince, ona komplo kuruyordunuz ve tepeden tırnağa yok edilirken onu seyrettiniz ve bir gün bile ordunuzu ona yardım etmek için harekete geçirmeyi düşünmediniz. Hatta onunla dayanışma gösterilerini ve yürüyüşlerini bile engellediniz ki bu imanın en zayıfıdır. Ve onlara katılanları tutuklayıp işkence ediyordunuz. Hangi kardeşlikten bahsediyorsun?!
Diğer Müslüman yöneticiler de Ürdün kralından daha iyi durumda değiller. Hepsi halklarının düşmanı, Allah'tan korkmuyorlar. Hepsi O'nun şeriatını askıya alıyor, salih kullarıyla savaşıyorlar ve hepsi iktidarı gasp ediyorlar. Ümmetin onların ellerini tutması, tahtlarını devirmesi ve enkazları üzerine izzet devleti olan Hilafet Devleti'ni kurması gerekiyor. Yarışanlar bunda yarışsınlar.
Hizb-ut Tahrir Merkezi İletişim Bürosu Radyosu için yazılmıştır.
Muhammed Ebu Hişam