2025-09-03
El-Raye Gazetesi: El-Raye’den Çeşitli Haberler – Sayı 563
Filistin, dün Haçlılardan İslam ümmetinin kucağına, İslam ülkelerinin doğusundan ve batısından onu özgürleştirmek için bir araya gelen askerlerin eliyle döndüğü gibi, Allah'ın izniyle ümmetin abdestli elleriyle yakın bir gelecekte Şam'ın incisi ve Müslümanların yurdu olmak üzere bir dönüşü daha olacaktır. ﴿SONRA O SONUNCU VADİNİZ GELDİĞİNDE, YÜZLERİNİZİ KARARTMAK, İLK GİRDİKLERİ GİBİ YİNE MESCİDE GİRMEK VE ELE GEÇİRDİKLERİNİ KÖKÜNDEN YOK ETMEK İÇİN GELSİNLER.﴾
===
Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti
Kurtuluş Yürüyüşü
Başkent Tunus'ta Cuma günü, 28 Safer 1447 Hicri, 22 Ağustos 2025, Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti tarafından düzenlenen ve "Netanyahu ve Hizmetkârlarına: Hilafet, Resulümüz ﷺ'in Müjdesi, Ümmeti Birleştirir ve Büyük İsrail Hayalini Yok Eder" başlığı altında Fetih Camii önünden Cuma namazını müteakip büyük bir yürüyüş düzenlendi.
Yürüyüş sırasında ana pankartta yürüyüşün başlığı, ikinci pankartta "Netanyahu'nun (İsrail) hakkındaki açıklamaları orduları harekete geçirir, aksi takdirde ihanettir"... Üçüncü pankartta ise "Küçük de yok büyük de, sizin yok olmanız ilahi bir vaattir"... yazılı afişler taşındı. Ayrıca katılımcılar yürüyüş boyunca "La İlahe İllallah.. Hilafet Allah'ın hükmüdür", "La İlahe İllallah.. Hilafet Allah'ın farzıdır", "La İlahe İllallah.. Hilafet Allah'ın vaadidir" gibi sloganlar attılar. Bunun yanı sıra, "Netanyahu duy duy... Hilafetimiz geri gelecek.. Ey Amerika duy duy... Hilafetimiz geri gelecek.. Ey Siyonist duy duy... Hilafetimiz geri gelecek", "Ey Müslüman orduları Filistin'de cihad", "Filistin'i satan yöneticiler... makamlar ve milyonlar uğruna" gibi başka sloganlar da attılar.
Yürüyüş, başkentin ana caddelerinde ilerleyerek Devrim Caddesi'ne kadar sürdü ve Belediye Tiyatrosu önünde Hizb-ut Tahrir gençlerinden birinin yaptığı konuşmayla sona erdi. Konuşmacı, İslam ümmetini Netanyahu'nun (Büyük İsrail) hayali hakkındaki açıklamalarına karşı uyardı. Bu hayal, Gazze'yi işgal ettikten ve Batı Şeria'yı ilhak ettikten sonra Mısır, Ürdün, Lübnan, Suriye ve Suudi Arabistan gibi diğer Arap ülkelerini de kendi çarpık varlıklarına katmayı hedefliyor. Netanyahu, ümmetin ordularını hapseden ve varlıklarını korumada ileri giderek kardeşlerimizi yok etmede onlara yardım eden Müslüman yöneticilerin tutumlarına güveniyordu. İslam ümmetinin görevi, bu küstah kişiye orduları, tankları ve içindeki tüm gizli güçlerle karşı koymak, harekete geçerek Netanyahu'ya ve onun arkasındaki Trump'a şeytani hayallerini unutturacak ve Resulullah ﷺ'in Gazze'yi kurtaracak, Filistin'i özgürleştirecek ve ümmeti birleştirecek olan Raşidi Hilafet devleti müjdesini gerçekleştirecek bir ders vermektir."
İşte Hizb-ut Tahrir / Tunus Vilayeti, Gazze halkının açlık, bombardıman ve büyük felaketler yaşadığı bu koşullarda ve diğer mustazaf Müslümanların durumunda, Mısır, Ürdün, Türkiye, Pakistan ordularındaki ve diğer güç ve kudret sahiplerindeki samimi kişilere, İslam'ın davasına yardım etmeleri, Gazze'yi kurtaracak, Filistin'i özgürleştirecek, yeryüzünde Allah'ın hükmünü kuracak ve bunu âlemlere bir hidayet mesajı olarak taşıyacak olan devletini kurmaları için çağrısını sürdürüyor.
===
Dinine Sahip Çıkan Tüm Müslümanlara
Dinine sahip çıkan tüm Müslümanlara, İslam ülkelerindeki ordularda en üst rütbeden en aşağısına kadar rütbe taşıyan herkese, Allah'ın dinine yardım etmekten neden bu kadar tembellik ediyorsunuz? Yöneticilerinize olan bağlılığınız ve onlara olan körü körüne itaatınız ne zamana kadar sürecek? Allah için öfkelenip, ümmete her türlü zulmü ve zorbalığı tattıranlardan hakkını alıp, izzetini ve gücünü geri vermeyecek misiniz? Kıyamet gününde ilk cehenneme atılacaklardan biri, niyetini Allah'a halis kılmayan, cesur denilmesi için savaşan bir şehit ise, Allah'ın düşmanlarını ve Resulünün hainlerini savunmak için savaşanların hesabı nasıl olacak?! İnsanın sadece bir canı vardır ve Allah onun ecelinin bitişi için belirli bir vakit takdir etmiştir. O halde her biriniz bu canın hangi halde çıkmasını istediğine baksın. Ya Allah'ın rızasında olur ve O'nun rızasına ve cennetine kavuşur, ya da Allah'ı unutan ve dinlerini başkalarının dünyası karşılığında satan kulların rızasında olur, o zaman onların yanında alev alev yanan ve sadece en bedbahtların gireceği bir ateşte olursunuz?
Bunlar karar anlarıdır, o halde kararınızı verin, eşyalarınızı hazırlayın, yol arkadaşlarınızı belirleyin ve yönünüzü belirleyin; ya küfrün cephesine ve bunun gerektirdiği kâfirlere ve yardımcılarına tabi olmaya ve onlara hizmet etmeye, ya da imanın cephesine ve bunun gerektirdiği gayrete, Allah ve Resulü için öfkelenmeye ve Raşidi Hilafeti yeniden kurarak İslamî hayatı yeniden başlatmak için çalışanlara yardım etmeye, Allah'ın vaadine ve Resulü ﷺ'in müjdesine doğru mu? Ne büyük bir şereftir ki elde edeceksiniz ve Allah'a yemin olsun ki bu sadece bir saatlik sabırdır, ya şehadet ya da hilafet, o halde Allah'ın sizden daha iyilerini getirmesinden önce bu şerefe koşun, Allah'tan korkmayan, kınayanın kınamasından çekinmeyen, Allah'ın kitabıyla ve Resulünün sünnetiyle hükmeden bir halifeye biat etme şerefine nail olacak ve kâfir Batı'ya caydırıcı cevabın nasıl olduğunu gösterecekler.
===
Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti’nin
Faaliyetlerinden Bir Kesit
Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti - Beyaz Nil Eyaleti'nin Rabak şehrinden bir heyet, 1 Rabiul Evvel 1447 Hicri, 24 Ağustos 2025 Pazar günü, İrşad ve Rehberlik Müdürlüğü'nü ziyaret etti ve Beyaz Nil Eyaleti Sekreterlik Başkanı Şeyh Abdul Mahmud el-Mubarek ile görüştü. Heyete Hizb-ut Tahrir üyesi Dr. Ahmed Muhammed Fadl es-Seyyid başkanlık etti ve beraberinde Hizb-ut Tahrir üyesi Üstat Faysal Medeni eşlik etti.
Tanışmanın ardından, heyet başkanı bu ziyaretin Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti'nin Darfur'un ayrılmasını engellemek için başlattığı kampanya çerçevesinde olduğunu belirterek, bunun ülke birliği için ölüm kalım meselesi olduğu düşünüldüğünde planın tehlikesine dikkat çekti.
Ayrıca partinin Güney Sudan'ın ayrılması planını başarısızlığa uğratmak için yaptığı kampanyayı hatırlatarak, ayrılmanın Sudan'a getirdiği felaketlere ve musibetlere ve Amerika'nın bunda nasıl başarılı olduğuna ve şimdi de Darfur'u ayırmaya çalıştığına dikkat çekti.
Heyet ayrıca Faşir'deki kuşatmayı, Faşir, Dilenc, Kadugli ve Gazze'deki halkımıza karşı uygulanan açlık silahını ele alarak, ümmetin birliğini teşvik eden Peygamber ﷺ'in hadislerini aktardı.
Şeyh Abdul Mahmud heyetin sözlerini onaylayarak, silahla bile olsa ümmetin birliğinden yana olduklarını, minberlerin sizlere açık olduğunu ve imamları ve tüm tabanımızı bu kader meselesi hakkında konuşmaya yönlendireceğimizi teyit etti.
Benzer şekilde, Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Meclis üyesi Üstat el-Nezir Muhammed Hüseyin başkanlığındaki bir heyet, beraberinde Üstat İsam el-Din Abdul Kadir ile birlikte, Darfur'un ayrılması planını başarısızlığa uğratmak için partinin düzenlediği kampanya çerçevesinde, 3 Rabiul Evvel 1447 Hicri, 26 Ağustos 2025 Salı günü Beyaz Nil şehrindeki ofisinde Demokratik Birlik Partisi Başkanı Üstat Halid Hüseyin'i ziyaret etti.
Üstat el-Nezir, Amerika'nın Sudan'ı parçalama planından, emekli Amerikan generali Ralph Peters'ın haritasına göre, Yahudi Amerikan istihbaratçısı Bernard Lewis'in fikirlerinden ilham alınarak, kan sınırları fikrinin sahibi, yani mevcut olanı etnik, bölgesel ve mezhepsel temellere göre parçalama fikrinden bahsetti. Bu, Amerika'nın daha önce Güney'i ayırmada izlediği ve şimdi de Darfur'u ayırmak için izlediği aynı yaklaşımdır! Bu bağlamda yapılan en önemli siyasi eylem, Güney Darfur'un başkenti Nyala'da Hızlı Destek Kuvvetleri başkanlığında paralel bir hükümetin kurulduğunun ilanıdır ve Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti bu planı ortaya çıkarıp başarısızlığa uğratmak için bir program hazırlamıştır.
Üstat Halid ziyaretten, Hizb-ut Tahrir'in programlarının seçkinliğinden, fikirlerinin yüceliğinden ve ülke birliğini koruma çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu çabayı desteklediğini ve ofisinin bu yönde atılacak her türlü adıma açık olduğunu belirtti.
===
Hizb-ut Tahrir / Lübnan Vilayeti Heyeti
Sayda Belediye Başkanı'nı Ziyaret Etti
Hizb-ut Tahrir'in Lübnan Vilayeti'nden bir heyet, 25 Ağustos 2025 Pazartesi günü, Güney Bölgesi Etkinlikler Komitesi ve Merkezi İletişim Komitesi temsilcileriyle Sayda Belediye Başkanı Üstat Mühendis Mustafa Hicazi'yi tanışma amacıyla ziyaret etti.
Heyet, belediyenin vizyonu, görevlerini yeniden yapılandırmada ve canlandırmada ve belediyenin gelirlerini kendisine bağlı tesislerden yeniden canlandırmada karşılaştığı zorluklar hakkında bilgilendirildi. Şehirdeki belediye çalışmalarıyla ilgili bazı hayatî konular tartışıldı.
Heyet, Lübnan ve bölgeyi çevreleyen zorlu değişimler ve koşullar ışığında Sayda şehrinin kimliğini koruma gerekliliğine dikkat çekti. Heyet, belediye başkanından bu konuda güzel sözler duydu.
===
Yozlaşmış Sistemin Yarattığı Krizlerin Çözümü
Onun Vasıtasıyla Olamaz
Amerika'nın Irak'ı 2003'te işgal etmesinden bu yana, 22 yıldır yoksulluk ve ihtiyaçların yaygınlaşmasıyla birlikte mali bir kriz yaşıyor ve yıllık yüz milyarlarca dolarlık petrol gelirine rağmen, her yıl siyasileri ve uzmanları olası bir mali krizin devletin memur maaşlarını ödeme yeteneğini bile etkileyebileceği konusunda uyarıda bulunuyorlar.
Ey Müslümanlar, Ey Irak Halkı: Irak ve diğer Müslüman ülkelerin sorunu, bir sistem sorunudur ve devletinizi yıktıktan ve iktidarınızı ortadan kaldırdıktan sonra, kâfirin sizin başınıza musallat ettiği hain ve yozlaşmış yöneticiler sorunudur. Kendilerine ekonomist diyenlerin ortaya atmaya çalıştığı yamalarla bunun bir çözümü yoktur... Ancak gerçek ve etkili çözüm, bu çürümüş sistemi kökünden, yozlaşmış adamlarıyla birlikte kazımak ve Rabbanî ve adil bir sistem kurmaktır; Âlemlerin Rabbi'nin insanlık için uygun gördüğü İslam sistemini, Allah'tan korkan ve Resulullah ﷺ'in şu sözünü göz önünde bulunduran adil adamlar uygular: "HEPİNİZ ÇOBANSINIZ VE HEPİNİZ GÜTTÜĞÜNÜZDEN SORUMLUSUNUZ. HALKA TAYİN EDİLEN EMİR ÇOBANDIR VE GÜTTÜĞÜNDEN SORUMLUDUR...".
Hizb-ut Tahrir, halkını aldatmayan öncü, sizi bu izzete ve bu onurlu hayata çağırıyor. Allah'ın şu emrine uyun: ﴿ALLAH, SİZDEN İNANIP SÂLİH AMEL İŞLEYENLERE, ONLARDAN ÖNCEKİLERİ HÜKÜMDAR KILDIĞI GİBİ, ONLARI DA YERYÜZÜNDE HÜKÜMDAR KILMAYI, ONLAR İÇİN BEĞENDİĞİ DİNLERİNİ YERLEŞTİRMEYİ, KORKULARINI EMNİYETE ÇEVİRMEYİ VADETTİ. ONLAR BANA KULLUK EDER, BANA HİÇBİR ŞEYİ ORTAK KOŞMAZLAR. KİM DE BUNLARIN ARDINDAN İNKÂR EDERSE, İŞTE ONLAR FASIKLARDIR﴾, ve Resulü ﷺ'in cebri yönetimin sona ermesinden sonra kurulacağına dair müjdesine: "SONRA CEBRİ BİR SALTANAT OLACAKTIR. ALLAH'IN OLMASINI DİLEDİĞİ KADAR OLACAKTIR. SONRA ALLAH ONU KALDIRMAK İSTEDİĞİ ZAMAN KALDIRACAKTIR. SONRA PEYGAMBERLİK MİNHACI ÜZERİNE HİLAFET OLACAKTIR.".
===
Lübnan Otoritesi, Yahudi Varlığına Bağlı
Bir Mahkûmu Serbest Bırakıyor!
Lübnan makamları, 21 Ağustos 2025 Perşembe günü, Yahudi varlığına bağlı olan Salih Ebu Hüseyin'i hiçbir karşılık beklemeden sürpriz bir şekilde serbest bıraktı! Ve onu Nakura'daki işgal altındaki Filistin'in sınırlarında varlığa teslim etti...
Hizb-ut Tahrir'in Lübnan Vilayeti Basın Bürosu bu konuda yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi: "Otoritenin bu haince ve düşüncesiz davranışı, şer'i ve siyasi anlamda bir suçtur ve Amerika ile Yahudilerin emirlerine boyun eğmektir. Hatta hukuki anlamda bile suçtur, çünkü kanun Yahudi varlığını düşman ve işgalci olarak kabul etmektedir. O halde, yasal bir karar olmadan ve herhangi bir yasal dayanak olmadan gizlice giren ve ona bağlı olan bir casus nasıl serbest bırakılır?!"
Şöyle dedi: "Ancak şaşırtıcı değil, bu ihanetten önce Yahudilerin suçlu ajanlarının serbest bırakılmasında ihanetler yaşandı, hatta Lübnan halkının kanına bulaşanlar bile serbest bırakıldı. Aynı zamanda Lübnan otoritesi, uydurma (terörizm) suçlamasıyla ve Şam devrimini desteklemekle yüzlerce kişiyi siyasi olarak tutuklamaya ve binlerce masumu takip etmeye devam ediyor. Suriye'nin evlatlarına karşı açık bir saldırı olarak on yılı aşkın bir süredir yargılanmadan tutuklamalar devam ediyor..."
Açıklamasını Lübnan halkına ve komşu ülkelerden sakinlerine seslenerek sonlandırdı: "Bu otoriteden ne adalet, ne de ilgi beklemeyin. Lübnan'ın çözümünün, onu yakında gerçekleşecek olan ve onun için çalıştığımız, işlerinizi gözeten, üzerinizdeki zulmü kaldıran, hakkı sahiplerine iade eden, Batı'nın işlerine karışmasını engelleyen, Yahudi varlığını ortadan kaldıran, işbirlikçiliği yasaklayan ve ihaneti haram kılan Raşidi Hilafet Devleti'nin gölgesinde Şam topraklarının bir parçası olarak aslına döndürmek olduğuna inanın."
===
Ey Müslüman Gençler,
Eski Halinize Döner Misiniz?!
Ey gençler: Sizler ümmetin atan kalbisiniz, akan kanı, hayat damarı ve yükselişinin sırrısınız, ilerlemesinin unvanı, geleceğinin umudu ve engin ilim denizisiniz, sizler yüce gayretlerin sahipleri, temiz ve saf ruhlarsınız, İslam'ın en iyi şekilde ilgilenip, özenle büyüttüğü sizlersiniz, toplumun Resulullah ﷺ'in davetine en hızlı cevap veren kesimisiniz.
Burada zikredilmesi gereken bir gerçek var ki, atalarınız da gençliklerinde askeri alanda Ali bin Ebi Talib, Hamza bin Abdulmuttalib, Cafer bin Ebi Talib, Zeyd bin Harise, Abdullah bin Revaha, Ebu Ubeyde Amir bin Cerrah, Halid bin Velid, Amr bin As, Saad bin Ebi Vakkas ve daha nice benzerleri gibi başarılı olmuşlardır. Bunlar Yermük'te Kayser'lere, Kadisiye'de Kisra'lara galip gelen ve insanları Rablerinin izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için İslam'ı dünyanın dört bir yanına yayan kahramanlardır.
İslam Devleti'nin gölgesinde atalarınız gibi gençler olur musunuz? İslam Devleti onların omuzları üzerinde yükseldi, davayı taşıdılar, hakikati haykırdılar ve İslam Devleti'ni inşa etmek için çalıştılar. Onlar, büyük Resulümüzün hüküm yerini inşa edenlerdi, orduları yürütenlerdi, fetihler yapanlar ve adalet, rahmet ve yükseliş dini olan İslam'ı yayanlardı. Onlar emaneti hakkıyla taşıyanlardı. Sizlerde de hayır vardır. Ey Müslüman gençler, eski halinize döner misiniz?!
===
﴿ALLAH'IN VADİDİR, ALLAH VADİNDEN DÖNMEZ﴾
Siyasi olumsuzluklarla dolu bu bulutlu havalarda, Yahudiler fırsatı ganimet bilerek kalplerinin derinliklerindekileri ifade ettiler ve varlıklarının devamlılığı için makul bir alan sağlayacak bir varlık kurma konusundaki uzak hedeflerini açıkladılar.