Hadis-i Şerif ile - Hür Birini Satanın Günahı Babı
Hadis-i Şerif ile - Hür Birini Satanın Günahı Babı

Selam olsun değerli dinleyicilerimize, Hizb-ut Tahrir Merkezi İletişim Bürosu radyosunun dinleyicileri, Hadis-i Şerif ile programımızla sizlerle yeniden buluşuyoruz ve bölümümüze İslam'ın selamıyla başlıyoruz. Selamun aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu.

0:00 0:00
Speed:
November 15, 2025

Hadis-i Şerif ile - Hür Birini Satanın Günahı Babı

Hadis-i Şerif ile

Hür Birini Satanın Günahı Babı

Selam olsun değerli dinleyicilerimize, Hizb-ut Tahrir Merkezi İletişim Bürosu radyosunun dinleyicileri, Hadis-i Şerif ile programımızla sizlerle yeniden buluşuyoruz ve bölümümüze İslam'ın selamıyla başlıyoruz. Selamun aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu.

Buhari'nin Sahih'inde - SATIŞ KİTABI - Hür Birini Satanın Günahı Babı'nda şöyle geçmektedir:

Bana Bişr bin Merhum anlattı, Yahya bin Süleym bize İsmail bin Ümeyye'den, Said bin Ebi Said'den, Ebu Hüreyre'den (Allah ondan razı olsun) anlattı. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Allah dedi ki: Kıyamet gününde üç kişinin hasmı benim: Benim adıma söz verip sonra ihanet eden adam, hür birini satıp parasını yiyen adam ve bir işçi çalıştırıp ondan tam verim alıp ücretini vermeyen adam."

(Hür birini satan kişinin günahı) ifadesi: Bilerek ve kasten, hür olan ise görünürde Âdemoğludur.

(Üç kişinin hasmı benim) ifadesi: İbnü't-Tin şöyle dedi: O - Subhanahu ve Teâlâ - bütün zalimlerin hasmıdır, ancak bu kişiler üzerindeki baskıyı açıklamak istemiştir ve hasım kelimesi bir, iki ve daha fazla kişi için kullanılır.

(Benim adıma söz verip sonra ihanet eden) ifadesi: Takdiri şöyledir: Benim adıma yemin etti, yani Allah adına bir ahit yaptı ve ona yemin etti sonra onu bozdu.

(Hür birini satıp parasını yiyen) ifadesi: Hattabi şöyle dedi: Hür birinin köleleştirilmesi iki şeyle olur: Onu azat edip sonra bunu gizlemek veya inkar etmek, ikincisi ise azat ettikten sonra onu zorla kullanmaktır ve birincisi daha şiddetlidir.

Mühelleb şöyle dedi: Onun günahı ancak çok şiddetli idi, çünkü Müslümanlar özgürlükte eşittirler, bu yüzden kim hür birini satarsa, Allah'ın ona helal kıldığı şeyde tasarruf etmesini engellemiş ve Allah'ın onu kurtardığı aşağılanmaya zorlamış olur.

İbnü'l-Cevzi şöyle dedi: Hür, Allah'ın kuludur, kim ona zulmederse, onun efendisi onun hasmıdır.

(Bir işçi çalıştırıp ondan tam verim alıp ücretini vermeyen adam) ifadesi: Hür birini satıp parasını yiyenle aynı anlamdadır; çünkü onun faydasını karşılıksız elde etmiştir ve sanki onu yemiştir, çünkü onu ücrettsiz kullanmıştır ve sanki onu köleleştirmiştir.

Değerli dinleyicilerimiz, sizlerle başka bir nebevi hadiste buluşana kadar, sizi emanetleri zayi etmeyen Allah'a emanet ediyoruz, selamun aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu.

Radyo için yazan

Afra Turab

More from Hukuk

Hadis-i Şerif ile - Münafıklar ve Kötü İşleri

Hadis-i Şerif ile

Münafıklar ve Kötü İşleri

Her yerde bulunan sevgili dinleyicilerimiz, "Hadis-i Şerif ile" programınızın yeni bir bölümünde hepinize merhaba diyoruz ve en güzel selamla başlıyoruz: Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Büreyde (radiyallahu anh) anlatıyor: Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki: "Münafığa 'efendi' demeyin. Eğer o efendi olursa, şüphesiz Rabbinizi gazablandırmış olursunuz." Ebu Davud sahih bir isnadla rivayet etti.

Değerli dinleyicilerimiz,

En güzel söz Allah'ın kelamıdır, en güzel yol Muhammed bin Abdullah'ın (aleyhisselatu vesselam) yoludur. Bundan sonra,

Bu hadis-i şerif, tanıdığımız münafıklara nasıl davranmamız gerektiğini bize gösteriyor. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), münafıkların hepsini isimleriyle bilen tek kişiydi. Ancak bizler bazılarını sıfatlarından tanıyabiliriz. Kur'an'ın belirttiği gibi, farzları isteksizce ve zorla yerine getirenler, İslam'a ve Müslümanlara tuzak kuranlar, fitneleri teşvik edenler, yeryüzünde fesat çıkaranlar, fuhşiyatın yayılmasını sevenler, onu davet edenler, koruyanlar ve gözetenler, İslam ve Müslümanlar hakkında yalan söyleyenler ve münafıklıkla nitelenen diğerleri gibi.

Bu nedenle, şeriatın güzel gördüğünü ve çirkin gördüğünü anlamalıyız ki, münafığı samimiden ayırt edebilelim ve ona karşı uygun önlemi alabilelim. Şeriata aykırı davranan, ancak İslam'ı ve Müslümanları koruma adına davrandığını gösteren kişiye güvenmemeliyiz. Onun peşinden gitmemeli, onu desteklememeli, hatta onu 'efendi' olarak nitelendirmemeliyiz, aksi takdirde Allah (Subhanehu ve Teala) bize gazap eder.

Biz Müslümanlar, İslam'ı ve Müslümanları en çok koruyan insanlar olmalıyız ve münafıkların dinimize ve ailemize girmesine izin vermemeliyiz. Onlar, çoklukları ve çeşitli yüzleri nedeniyle bugünlerde karşılaşabileceğimiz en tehlikeli unsurlardır. İslam iddiasında bulunanların eylemlerini ölçmek için şeriatın ölçüsünü hazır bulundurmalıyız. Çünkü İslam, bizleri bu tür kötü insanlardan koruyan bir kalkandır.

Allah'tan ümmetimizi bu tür suçlulardan korumasını, bizleri doğru yola ve insanların davranışlarını ölçerek Allah'ın sevmediği kişilerden uzaklaşmamızı sağlayacak doğru ölçüye yöneltmesini dileriz. Allah'ım, amin.

Değerli dinleyicilerimiz, başka bir hadis-i şerif ile buluşuncaya kadar, sizi Allah'a emanet ediyoruz. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Radyo için yazan: Dr. Maher Salih

Hadis-i Şerif ile - Şeriata Uymada Girişimcilik

Hadis-i Şerif ile

Şeriata Uymada Girişimcilik

   Selamlar olsun hepinize ey sevgili dostlar, her nerede olursanız olun, "Hadis-i Şerif ile" programınızın yeni bir bölümünde. En güzel selamla başlıyoruz: Es-selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu.

   İmam Nevevi'nin Müslim Sahih'indeki şehide cennetin sabit olduğu babındaki şerhinde şöyle geçmektedir (tasarrufla):

   Said bin Amr el-Eş'asi ve Süveyd bin Said bize tahdis etti. Lafız Said'e aittir. Süfyan, Amr'dan; o da Cabir'den duyduğunu haber verdi: Bir adam dedi ki: Ya Resulallah, öldürülürsem neredeyim? "Cennette" buyurdu. Bunun üzerine elindeki hurmaları attı, sonra öldürülene kadar savaştı.

Değerli dinleyiciler:

  Bu, İslam'daki ilk okul olan ve ilk öğretmen olan Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in elinde yetişen sahabi Umeyr bin Hümam'dır. O, Allah yolunda savaşırken, aklına bir soru sormak gelir: Öldürülür ve şehit olursam neredeyim? Zaten cevabı bilmektedir. Sanki, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den kendisine özel bir cevap almak istemektedir. Cevabı alır: Cennet. Hemen kalkar, elindeki sayılı hurmaları atar ve öldürülene kadar savaşır.

Ey Müslümanlar:

   Bu, sevgili peygamberimiz Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'in derslerinden biridir. Ey Müslümanlar, bilgiyi edindikten sonra hemen amele koşun. Hurmaları yemek ne kadar sürer? Üç dakika mı? Daha fazla mı, daha az mı? Umeyr bu kısa süreyi bile uzun buldu ve cevabı öğrenir öğrenmez, karşılık beklemeden, yüz çevirmeden savaşmaya koyuldu. 

   Biz de öyleyiz; Allah Teala bize emretti ve yasakladı. Peki biz bu emir ve yasakların neresindeyiz? Bu hükümlere uyma derecemiz nedir? Biz, Müslümanların çoğunun Allah'ın hükümlerinden uzaklaştığı bir zamanda yaşıyoruz. O halde Umeyr radıyallahu anh'ın yolunu kim takip edecek? Ve Müslümanları bir imam etrafında toplayacak ve onlara Rab'lerinin şeriatını uygulayacak olan Müslümanların hilafetini yeniden kurmak için çalışanlarla birlikte kim çalışacak? 

   Allah'ım, Müslümanların dağınıklığını giderecek, üzerlerindeki belayı kaldıracak olan, Nübüvvet minhacı üzere raşid bir hilafeti bize çabucak nasip eyle. Allah'ım, yeryüzünü keremli vechini nuruyla aydınlat. Allah'ım, amin amin.

   Değerli dinleyicilerimiz, başka bir hadis-i şerifte buluşuncaya kadar sizi Allah'a emanet ediyoruz. Es-selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu.

                                                                                     Radyo için yazan: Ebu Meryem