Hadis-i Şerif ile
Değişimin Gerçek Eseri ve Kıyamet Günü
Sevgili dostlar, her nerede olursanız olun, hepinizi "Hadis-i Şerif ile" programınızın yeni bir bölümünde selamlıyor ve en güzel selamla başlıyoruz: Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
İbn Hacer el-Askalani'nin Sahih-i Buhari Şerhi olan Fethu'l-Bari'de, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in "Ben ve kıyamet şu ikisi gibiyiz" sözü babında (tasarrufla) şöyle geçmektedir:
Said bin Ebi Meryem bize tahdis etti, Ebu Gassan bize tahdis etti, Ebu Hazım Sehl'den tahdis etti, dedi ki: Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ben ve kıyamet şu şekilde gönderildik." ve parmaklarıyla işaret ederek onları uzattı.
Değerli dinleyiciler:
Kur'an-ı Kerim, hesap günü olan, insanın her şeyden sıyrılıp sadece ameliyle kaldığı kıyamet gününün yaklaştığı konusunda bizi sürekli uyarmaktadır. Yüce Allah şöyle buyuruyor: {İnsanların hesap günü yaklaştı, oysa onlar gaflet içinde yüz çeviriyorlar} ve yine şöyle buyuruyor: {Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı} ve yine şöyle buyuruyor: {Nereden bileceksin, belki de kıyamet çok yakındır} Bu hadiste ise sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) kıyamet gününe kadar olan zamanın miktarını, orta parmağın işaret parmağından ne kadar uzun olduğuna benzeterek bize açıklamaktadır.
Ey Müslümanlar:
Bu açıklama karşısında Müslüman, bu evrendeki varlığının hakikatini ve Allah'la karşılaşmadan önce hazırlık yapması gerektiğini idrak eder. İster büyük kıyamet "Kıyamet Günü", ister küçük kıyamet "Müslümanın kendi ölümü" hakkında konuşalım, bu gerçek karşısında Allah'ın azabından kurtaracak ameller yapmak gerekir; sadece ameller değil, gerçek ameller. Şunu bilin ki, bu zor günlerde ciddi ve üretken çalışmalar, tüm bileşenleriyle bozuk olan gerçeği değiştirmeye yöneliktir; sadece bir kısmı veya diğer bir kısmı değil. Bir Müslümanın kendini hatip veya bir mescitte öğretmen olarak ataması yeterli değildir; bir grup insanın Kur'an'ı ezberletmek için çabalaması da gerçeği değiştirmez; bazılarının sadece kitap yazmaya kapanması da faydalı değildir; bazılarının sadece dua etmeye sığınması da yeterli değildir. Bunların hepsi güzel işler olsa da, toplumu değiştirmek, ülkeyi küfür diyarından İslam diyarına dönüştürmek için İslam devletini kurarak hükümlerini uygulamak gibi hedefe ve gayeye götüren bir yöntem değildir. Bu bağlamda kıyamet gününden ve hesap gününden bahsediyoruz. Hesap gününü bilmemizin ve korkmadan, amel etmeden veya bağlı kalmadan ondan bahsetmemizin ne değeri var?!
Allah'ım, Müslümanların dağınıklığını toplayan, üzerlerindeki belayı kaldıran, Nübüvvet yolu üzere Raşid Halifeliği ile bize lütfet. Allah'ım, yeryüzünü Kerim Zatının nuruyla aydınlat. Allah'ım, amin, amin.
Değerli dostlarımız, başka bir hadis-i şerif ile buluşuncaya kadar sizleri Allah'a emanet ediyor, Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Radyo için yazan: Ebu Meryem