مع الحديث الشريف - باب النهي عن ضرب الحيوان في وجهه ووسمه فيه
مع الحديث الشريف - باب النهي عن ضرب الحيوان في وجهه ووسمه فيه

نحييكم جميعا أيها الأحبة في كل مكان، في حلقة جديدة من برنامجكم "مع الحديث الشريف" ونبدأ بخير تحية، فالسلام عليكم ورحمة الله وبركاته. ...

0:00 0:00
Speed:
February 17, 2025

مع الحديث الشريف - باب النهي عن ضرب الحيوان في وجهه ووسمه فيه

مع الحديث الشريف

باب النهي عن ضرب الحيوان في وجهه ووسمه فيه


نحييكم جميعا أيها الأحبة في كل مكان، في حلقة جديدة من برنامجكم "مع الحديث الشريف" ونبدأ بخير تحية، فالسلام عليكم ورحمة الله وبركاته.                                                       

جاء في صحيح الإمام مسلم في شرح النووي "بتصرف" في "باب النهي عن ضرب الحيوان في وجهه ووسمه فيه".

حدثني سلمة بن شبيب حدثنا الحسن بن أعين حدثنا معقل عن أبي الزبير عن جابر، أن النبي صلى الله عليه وسلم مر عليه حمار قد وسم في وجهه فقال: "لعن الله الذي وسمه" 

أيها الأحبّة الكرام:

اللعنة على من يسم الحيوان في وجهه، هذا ما علمنا إياه رسولنا الكريم- صلى الله عليه وسلم-، هذا هو ديننا العظيم، ولكن المجتمع الذي تعيشون فيه اليوم، مجتمع ظالم بكل ما في الكلمة من معنى، بل والله إن لفظة ظالم لا تفي بالغرض ولا تُعبّر عن واقع الرأسمالية العفن، ذي الرائحة النتنة، فقد ظهر لنا وبكل وضوح أن هذا النظام الرأسمالي وبشكل قاطع، أنه لا يقيم وزنا للحياة، لا لحياة الحيوان ولا لحياة الإنسان، لا لحياة البشر ولا لحياة البقر، يتعامل مع الأرواح التي خلقها رب العزة والجبروت وكأنها حجر، فلا وزن لها على الإطلاق، وإن ادعى غير ذلك، وإن ادعى أنه يتعامل مع الحيوان برفق، وإن أنشأ جمعيات أسماها "جمعيات الرفق بالحيوان"، وكم كان كذوبا عندما صور لنا مشهدا لقطة لا تستطيع النزول عن الشجرة، وهو يعمل بكل ما لديه من خبرة ومعدات وأجهزة لإنزالها، أو حوتٍ خرج من البحر محاولا الانتحار وهو يحاول إعادته إلى الماء، وكم كان كذوبا وهو يستدعي عدسات التلفزة والإعلام للتكلم عن الطائرات التي قامت بنقل بعض الحيوانات التي أوشكت على الموت بسبب الظروف المعيشية؟ وكم وكم؟!!

أيها المسلمون:

إن كذب الغرب على الناس في هذا الادعاء يشبه تماما كذبه على الناس في ادعائه الديمقراطية أو الحرية، ويشبه كذبه في ادعائه السعادة التي يعيشها، ويشبه الكذب في ادعاء العدالة الاجتماعية، ويشبه الكذب في ادعاء حقوق الإنسان، أو الحقوق الآدمية، ويشبه الكذب في كل أمر من أمور الحياة عنده.

إن هذا الواقع الذي يحاول الغرب إقناعنا فيه يكذبه الواقع نفسه، فعندنا من الصور الحقيقية التي تُظهر حقيقة تعامل الغرب مع الحيوان ما يندى لها الجبين، كيف لا وقد شاهدنا مشهدا لأحدهم ممّن أعمى الله قلبه، وهو يقوم "بخلع" جلود بعض الحيوانات وهي على قيد الحياة؟ بحجة أن هذا الجلد ثمنه أغلى، فالخلايا فيه لم تمت بعد. كيف لا وقد وصل الأمر مع بعض هؤلاء أن يقوم بوضع قصبة موصولة بجهاز في فم بطة، ليطعمها حتى الموت؟ بحجة أنها بعد انتفاخها يتغيّر لونها ويصبح لحمها أشهى وأغلى، وتُقدم لطبقة معينة من الأغنياء.

أيها المسلمون:

لو كان الغرب صادقا فيما يدعيه من رفق بالحيوان، لفزع يرفق بالآلاف ممّن يموت جوعا وقتلا على يديه كل يوم، فالإنسان أغلى من الحيوان. ولو كان الغرب صادقا فيما يدعيه لما وجدنا أبناءه يفتشون في حاويات الزبالة عن كسرة خبز أمام ناطحات السحاب والفنادق. ولما وجدناهم ينامون على الأرصفة، وهذا الأمر لم يعد غريبا على أهل هذا المجتمع، فقد ألفوا هذا الواقع، وأصبحوا يتقبلوه، حتى وصل بهم الأمر، أن لا يسألوا عن بعضهم بعضها، رأينا هذا في رجل عاجز يريد قطع أحد الشوارع فقضى نصف نهاره يطلب من يساعده ولم يجد، رأينا هذا في امرأة سقطت على الأرض أمام عيادة الطبيب والطابور من الجالسين يتفرج عليها دون أن يُكلف أحدهم نفسه– لا ليعطيها دوره-؛ بل ليرفعها عن الأرض؛ بل وصل الأمر بعدم الرفق فيما بينهم، أن لا يدري الرجل بموت جاره الذي يقابله في الباب إلا عندما يشم رائحته النتنة.

أيها المسلمون:

هذا هو شرع البشر، شرع الرأسمالية التي استسلمتم ورضيتم بها، وهذا حبيبكم محمد– صلى الله عليه وسلم- يذكركم بعد هذه القرون الأربعة عشر، أنه لعن من يسم الحمار في وجهه، أي من جعل علامة للحمار في وجهه؛ بل لقد لام من يحمل عليه فوق طاقته، وهناك من الأحاديث والأفعال التي قام بها بنفسه – صلى الله عليه وسلم - ما يغني في هذا الباب، ويبين كيف نظر الإسلام إلى الحيوان، فضلا عن الإنسان.

أيها المسلمون:

إذا كان هذا تعامل الغرب الكافر مع الحيوان، وإذا كان هذا تعامل الغرب الكافر مع نفسه، فبالله عليكم هل تنتظرون منه معاملة لكم خيرا؟ يا من تجالسون أمريكا وأوروبا، هلا صدقتم هذه الحقائق؟ هلا عدتم إلى رشدكم وعملتم مع العاملين العالمين بطريقة تغيير الواقع، وإعادة الإسلام إلى الحياة من جديد عن طريق إقامة دولة الإسلام التي ستطبق الحق في ربوع المسلمين، فترفق بالرعية، وبغيرها كما رفق بها عمر بن الخطاب – رضي الله عنه - والله لو أن دابة عثرت بأرض العراق لخشيت أن يسألني الله عنها يوم القيامة: لماذا لم تسوِ لها الطريق يا عمر؟ يا من توادون الغرب وتجالسونه، اتقوا الله في هذه الأمة، وابتعدوا عن مداومة الاتصال بأساطينه ومخابراته، "يا أيها الذين آمنوا لا تخونوا الله والرسول وتخونوا أماناتكم وأنتم تعلمون".

أحبّتنا الكرام، وإلى حين أن نلقاكم مع حديث نبوي آخر، نترككم في رعاية الله، والسلام عليكم ورحمة الله وبركاته.

كتبه للإذاعة: أبو مريم

More from Hukuk

Hadis-i Şerif ile - Müflisin Kim Olduğunu Biliyor musunuz?

Hadis-i Şerif ile

Müflisin Kim Olduğunu Biliyor musunuz?

Hizb-ut Tahrir Merkezi İletişim Bürosu radyosunun değerli dinleyicileri, Allah'ın selamı üzerinize olsun. Hadis-i Şerif programımızla sizinle tekrar birlikteyiz. Bölümümüze İslam'ın selamıyla başlıyoruz: Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatuhu.

Müsned-i Ahmed'de - El-Müksirin'in Müsnedinin Kalanı - Ümmetimden müflis o kimsedir ki, kıyamet gününde oruç, namaz ve zekât ile gelir. Ama aynı zamanda birinin namusuna sövmüş, diğerine iftira etmiş, birinin malını yemiştir.

Bize Abdurrahman, Züheyr'den, o da Ala'dan, o da babasından, o da Ebu Hureyre'den, o da Peygamber (sav)'den rivayet etti: "Müflisin kim olduğunu biliyor musunuz?" Dediler ki: Ey Allah'ın Resulü, bizde müflis, ne dirhemi ne de malı olan kimsedir. Dedi ki: "Ümmetimden müflis o kimsedir ki, kıyamet gününde oruç, namaz ve zekât ile gelir. Ama aynı zamanda birinin namusuna sövmüş, diğerine iftira etmiş, birinin malını yemiştir. Oturtulur, bu ondan iyiliklerinden alır, diğeri de ondan iyiliklerinden alır. Eğer üzerindeki günahlardan dolayı iyilikleri tükenirse, onların günahlarından alınır, ona yüklenir, sonra da ateşe atılır."

Bu hadis, anlamının anlaşılması ve idrak edilmesi gereken diğer önemli hadisler gibi kabul edilir. Çünkü insanlardan bazıları, namazı, orucu ve zekâtına rağmen müflistir. Çünkü o, buna sövmüş, buna iftira etmiş, bunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş ve bunu dövmüştür.

Ve iflası, sermayesi sayılan iyiliklerinden alınması ve bunun için verilmesi, sövme, iftira ve dövme bedelinin ödenmesiyle olur. İyilikleri, üzerindeki borçlar ödenmeden önce tükenirse, onların günahlarından alınır, ona yüklenir, sonra da ateşe atılır.

Peygamber Efendimiz (sav) ashabına "Müflisin kim olduğunu biliyor musunuz?" diye sorduğunda, "biliyor musunuz" derken, deraye'den, yani işlerin iç yüzünü bilmekten bahsediyor. "Biliyor musunuz, yani müflis kimdir gerçekte?" Bu, Hz. Ali'nin (r.a.) şu sözünü teyit eder: "Zenginlik ve fakirlik, Allah'a arz edildikten sonradır." Onlara bu soru sorulduğunda, deneyimlerinden yola çıkarak cevap verdiler: "Bizde müflis, ne dirhemi ne de malı olan kimsedir." Resulullah'ın (sav) ashabına göre müflis budur. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurdu: Hayır,... Dedi ki: "Ümmetimden müflis o kimsedir ki, kıyamet gününde oruç, namaz ve zekât ile gelir..."

Bu, Hz. Ömer'in şu sözünü teyit eder: "Dileyen oruç tutar, dileyen namaz kılar, ama önemli olan istikamettir." Çünkü namaz, oruç, hac ve zekât, insanın samimiyetle yapabileceği ibadetlerdir. Ama aynı zamanda riyakârlıkla da yapılabilir. Ancak ağırlık merkezi, Allah'ın emrine göre hareket etmektir.

Allah'tan bizi hak üzere sabit kılmasını, bizi muttakilerden kılmasını, kötülüklerimizi iyiliklere çevirmesini ve huzuruna çıktığımız gün bizi rezil etmemesini dileriz. Allah'ım, amin.

Değerli dinleyicilerimiz, başka bir hadis-i şerif ile buluşuncaya kadar, emanetleri zayi etmeyen Allah'a emanet olun. Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatuhu.

Radyo için yazan

Afraa Turab

Hadis-i Şerif ile - Münafıklar ve Kötü İşleri

Hadis-i Şerif ile

Münafıklar ve Kötü İşleri

Her yerde bulunan sevgili dinleyicilerimiz, "Hadis-i Şerif ile" programınızın yeni bir bölümünde hepinize merhaba diyoruz ve en güzel selamla başlıyoruz: Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Büreyde (radiyallahu anh) anlatıyor: Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki: "Münafığa 'efendi' demeyin. Eğer o efendi olursa, şüphesiz Rabbinizi gazablandırmış olursunuz." Ebu Davud sahih bir isnadla rivayet etti.

Değerli dinleyicilerimiz,

En güzel söz Allah'ın kelamıdır, en güzel yol Muhammed bin Abdullah'ın (aleyhisselatu vesselam) yoludur. Bundan sonra,

Bu hadis-i şerif, tanıdığımız münafıklara nasıl davranmamız gerektiğini bize gösteriyor. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), münafıkların hepsini isimleriyle bilen tek kişiydi. Ancak bizler bazılarını sıfatlarından tanıyabiliriz. Kur'an'ın belirttiği gibi, farzları isteksizce ve zorla yerine getirenler, İslam'a ve Müslümanlara tuzak kuranlar, fitneleri teşvik edenler, yeryüzünde fesat çıkaranlar, fuhşiyatın yayılmasını sevenler, onu davet edenler, koruyanlar ve gözetenler, İslam ve Müslümanlar hakkında yalan söyleyenler ve münafıklıkla nitelenen diğerleri gibi.

Bu nedenle, şeriatın güzel gördüğünü ve çirkin gördüğünü anlamalıyız ki, münafığı samimiden ayırt edebilelim ve ona karşı uygun önlemi alabilelim. Şeriata aykırı davranan, ancak İslam'ı ve Müslümanları koruma adına davrandığını gösteren kişiye güvenmemeliyiz. Onun peşinden gitmemeli, onu desteklememeli, hatta onu 'efendi' olarak nitelendirmemeliyiz, aksi takdirde Allah (Subhanehu ve Teala) bize gazap eder.

Biz Müslümanlar, İslam'ı ve Müslümanları en çok koruyan insanlar olmalıyız ve münafıkların dinimize ve ailemize girmesine izin vermemeliyiz. Onlar, çoklukları ve çeşitli yüzleri nedeniyle bugünlerde karşılaşabileceğimiz en tehlikeli unsurlardır. İslam iddiasında bulunanların eylemlerini ölçmek için şeriatın ölçüsünü hazır bulundurmalıyız. Çünkü İslam, bizleri bu tür kötü insanlardan koruyan bir kalkandır.

Allah'tan ümmetimizi bu tür suçlulardan korumasını, bizleri doğru yola ve insanların davranışlarını ölçerek Allah'ın sevmediği kişilerden uzaklaşmamızı sağlayacak doğru ölçüye yöneltmesini dileriz. Allah'ım, amin.

Değerli dinleyicilerimiz, başka bir hadis-i şerif ile buluşuncaya kadar, sizi Allah'a emanet ediyoruz. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Radyo için yazan: Dr. Maher Salih