مع الحديث الشريف " باب جامع أوصاف الإسلام"
December 21, 2015

مع الحديث الشريف " باب جامع أوصاف الإسلام"

مع الحديث الشريف


" باب جامع أوصاف الإسلام"

نحييكم جميعا أيها الأحبة في كل مكان، في حلقة جديدة من برنامجكم "مع الحديث الشريف" ونبدأ بخير تحية، فالسلام عليكم ورحمة الله وبركاته.


جاء في صحيح الإمام مسلم في شرح النووي "بتصرف"  في "باب جامع أوصاف الإسلام"


عن سفيان بن عبد الله الثقفي قال: قلت: يا رسول الله قل لي في الإسلام قولا لا أسأل عنه أحدا بعدَك وفي حديث أبي أسامة غيرَك، قال: "قل آمنت بالله ثم استقم".


قوله: (قلت يا رسول الله قل لي في الإسلام قولا لا أسأل عنه غيرك قال: قل آمنت بالله ثم استقم) قال القاضي عياض رحمه الله: هذا من جوامع كَلِمِهِ - صلى الله عليه وسلم - وهو مطابق لقوله تعالى: "إن الذين قالوا ربنا الله ثم استقاموا" أي وحدوا الله وآمنوا به، ثم استقاموا فلم يَحيدوا عن التوحيد، والتزموا طاعتَه سبحانه وتعالى إلى أن تُوُفُّوْا على ذلك.

الاستقامةَ الاستقامةَ، الاستقامةَ الاستقامةَ، الاستقامةَ الاستقامةَ، لله دَرُّكَ يا سفيانُ الثقفي، يا من سألت الرسول عليه الصلاة والسلام عن هذا الأمر العظيم، وكيف لا يكون هذا الأمرُ عظيما وهو مفتاحُ دخول الجنة، وهو مفتاحُ رضى الله؟ كيف لا تكون الاستقامةُ أمرا عظيما والمسلمُ يطلبُها في كل ركعة من صلاته: "اهدنا الصراط المستقيم"، كيف لا تكونُ الاستقامةُ أمرا عظيما وقد طلبها الله سبحانه تعالى من رسوله الكريم عليه الصلاة والسلام بقوله: "فلذلك فادْعُ واستقمْ"، فهي السلوكُ السليمُ والدينُ القويمُ.


أيها المسلمون:


أين الاستقامةُ اليومَ في حياتنا؟ نؤمن بالله ونصوم ونصلي وبعضنا يحفظ كتاب الله، ولا يُحكّم أحكامه في حياته، الاسمُ محمّدٌ والسلوكُ مَعاصٍ، الاسمُ عبدُ الله والأفعالُ منكراتٌ ومآسٍ. الحاكمُ الجديدُ حافظٌ لكتاب الله ويصلي الفجرَ والمهنةُ ظلمٌ وقتل وذبح وسلخ وحكمٌ بغيرِ ما أنزلَ الله:


 بُلينا بأميرٍ ظَلَمَ الناسَ وسَبَّحْ      فهو كالجزارِ فينا يَذكرُ اللهَ ويَذبَحْ


هذا حالُنا وحالُ حكامِنا وعلمائنا ببُعدنا عن شرع ربنا وصراطِه المستقيم، فاللهَ نسألُ أن يهديَنا الاستقامةَ على منهجِه القويم قولا وفعلا، لا أن نرفعَ شعاراتِ الإسلامِ ونطبقَ ما سواه، لا أن ندعوَ إلى الاستقامةِ ونحن نلعبُ على حبالِ الأنظمةِ الظالمة، فأين الاستقامةُ فيمن يزورُ إيرانَ ويرفعُ من شأنها وقد فعلت الأفاعيل بأهلنا في سوريا؟ وأين الاستقامةُ فيمن يَرْهِنُ بلادَه لربا صندوقِ النقد الدولي؟ وأين الاستقامةُ فيمن يقتلُ المسلمين المجاهدين في سَيناء وهم في رمضانَ على موائدِ إفطارهم؟ وأين الاستقامةُ فيمن يناديْ بالنظام الديمقراطي لحكم مصرَ الجديدة؟ وأين الاستقامةُ فيمن يجعلُ السيادةَ للشعب بدلَ أن تكونَ للشرع؟ وأين الاستقامةُ في ترك الحريةِ للمرأة لتختارَ اللباسَ الذي تريدُ في الحياة العامة؟ وأين الاستقامةُ فيمن يرى أمريكا -عدوةَ الإسلام والمسلمين- دولةً صديقة، ويجبُ أن تُحترمَ وتُقامَ لها سِفاراتٌ في أرض المسلمين ويُدافَعَ عنها؟
 إذن لا شك -أيها المسلمون- أن الاستقامةَ لا تعني الالتزامَ بشعائرِ الدين فقط؛ بل هي أوسعُ من ذلك بكثير، ما يجعلُنا نتوقفُ أمامَ كل قول وفعل من أقوالنا وأفعالنا، ونحاسبُ أنفسَنا وغيرَنا كلما خرجنا عن الصراط المستقيم، لا أن نضعَ رأسَنا في الرمال دون محاسبة، فلا نرى غيرَ أنفسِنا ولا نستعظمُ غيرَها ولو كانت على ضلال. فإلى الاستقامةِ بكل معانيها وإلى المحاسبةِ لمن يخرجُ عنها وعليها ندعوكم أيها المسلمون.


 اللهم اجعلنا من الذين يستمعون القول فيتبعون أحسنه. اللهم آمين آمين.  


احبتنا الكرام، وإلى حين أن نلقاكم مع حديث نبوي آخر، نترككم في رعاية الله، والسلام عليكم ورحمة الله وبركاته.


كتبه للإذاعة: الأستاذُ أبو مريم

More from Hukuk

Hadis-i Şerif ile - Müflisin Kim Olduğunu Biliyor musunuz?

Hadis-i Şerif ile

Müflisin Kim Olduğunu Biliyor musunuz?

Hizb-ut Tahrir Merkezi İletişim Bürosu radyosunun değerli dinleyicileri, Allah'ın selamı üzerinize olsun. Hadis-i Şerif programımızla sizinle tekrar birlikteyiz. Bölümümüze İslam'ın selamıyla başlıyoruz: Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatuhu.

Müsned-i Ahmed'de - El-Müksirin'in Müsnedinin Kalanı - Ümmetimden müflis o kimsedir ki, kıyamet gününde oruç, namaz ve zekât ile gelir. Ama aynı zamanda birinin namusuna sövmüş, diğerine iftira etmiş, birinin malını yemiştir.

Bize Abdurrahman, Züheyr'den, o da Ala'dan, o da babasından, o da Ebu Hureyre'den, o da Peygamber (sav)'den rivayet etti: "Müflisin kim olduğunu biliyor musunuz?" Dediler ki: Ey Allah'ın Resulü, bizde müflis, ne dirhemi ne de malı olan kimsedir. Dedi ki: "Ümmetimden müflis o kimsedir ki, kıyamet gününde oruç, namaz ve zekât ile gelir. Ama aynı zamanda birinin namusuna sövmüş, diğerine iftira etmiş, birinin malını yemiştir. Oturtulur, bu ondan iyiliklerinden alır, diğeri de ondan iyiliklerinden alır. Eğer üzerindeki günahlardan dolayı iyilikleri tükenirse, onların günahlarından alınır, ona yüklenir, sonra da ateşe atılır."

Bu hadis, anlamının anlaşılması ve idrak edilmesi gereken diğer önemli hadisler gibi kabul edilir. Çünkü insanlardan bazıları, namazı, orucu ve zekâtına rağmen müflistir. Çünkü o, buna sövmüş, buna iftira etmiş, bunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş ve bunu dövmüştür.

Ve iflası, sermayesi sayılan iyiliklerinden alınması ve bunun için verilmesi, sövme, iftira ve dövme bedelinin ödenmesiyle olur. İyilikleri, üzerindeki borçlar ödenmeden önce tükenirse, onların günahlarından alınır, ona yüklenir, sonra da ateşe atılır.

Peygamber Efendimiz (sav) ashabına "Müflisin kim olduğunu biliyor musunuz?" diye sorduğunda, "biliyor musunuz" derken, deraye'den, yani işlerin iç yüzünü bilmekten bahsediyor. "Biliyor musunuz, yani müflis kimdir gerçekte?" Bu, Hz. Ali'nin (r.a.) şu sözünü teyit eder: "Zenginlik ve fakirlik, Allah'a arz edildikten sonradır." Onlara bu soru sorulduğunda, deneyimlerinden yola çıkarak cevap verdiler: "Bizde müflis, ne dirhemi ne de malı olan kimsedir." Resulullah'ın (sav) ashabına göre müflis budur. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurdu: Hayır,... Dedi ki: "Ümmetimden müflis o kimsedir ki, kıyamet gününde oruç, namaz ve zekât ile gelir..."

Bu, Hz. Ömer'in şu sözünü teyit eder: "Dileyen oruç tutar, dileyen namaz kılar, ama önemli olan istikamettir." Çünkü namaz, oruç, hac ve zekât, insanın samimiyetle yapabileceği ibadetlerdir. Ama aynı zamanda riyakârlıkla da yapılabilir. Ancak ağırlık merkezi, Allah'ın emrine göre hareket etmektir.

Allah'tan bizi hak üzere sabit kılmasını, bizi muttakilerden kılmasını, kötülüklerimizi iyiliklere çevirmesini ve huzuruna çıktığımız gün bizi rezil etmemesini dileriz. Allah'ım, amin.

Değerli dinleyicilerimiz, başka bir hadis-i şerif ile buluşuncaya kadar, emanetleri zayi etmeyen Allah'a emanet olun. Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berakatuhu.

Radyo için yazan

Afraa Turab

Hadis-i Şerif ile - Münafıklar ve Kötü İşleri

Hadis-i Şerif ile

Münafıklar ve Kötü İşleri

Her yerde bulunan sevgili dinleyicilerimiz, "Hadis-i Şerif ile" programınızın yeni bir bölümünde hepinize merhaba diyoruz ve en güzel selamla başlıyoruz: Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Büreyde (radiyallahu anh) anlatıyor: Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki: "Münafığa 'efendi' demeyin. Eğer o efendi olursa, şüphesiz Rabbinizi gazablandırmış olursunuz." Ebu Davud sahih bir isnadla rivayet etti.

Değerli dinleyicilerimiz,

En güzel söz Allah'ın kelamıdır, en güzel yol Muhammed bin Abdullah'ın (aleyhisselatu vesselam) yoludur. Bundan sonra,

Bu hadis-i şerif, tanıdığımız münafıklara nasıl davranmamız gerektiğini bize gösteriyor. Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem), münafıkların hepsini isimleriyle bilen tek kişiydi. Ancak bizler bazılarını sıfatlarından tanıyabiliriz. Kur'an'ın belirttiği gibi, farzları isteksizce ve zorla yerine getirenler, İslam'a ve Müslümanlara tuzak kuranlar, fitneleri teşvik edenler, yeryüzünde fesat çıkaranlar, fuhşiyatın yayılmasını sevenler, onu davet edenler, koruyanlar ve gözetenler, İslam ve Müslümanlar hakkında yalan söyleyenler ve münafıklıkla nitelenen diğerleri gibi.

Bu nedenle, şeriatın güzel gördüğünü ve çirkin gördüğünü anlamalıyız ki, münafığı samimiden ayırt edebilelim ve ona karşı uygun önlemi alabilelim. Şeriata aykırı davranan, ancak İslam'ı ve Müslümanları koruma adına davrandığını gösteren kişiye güvenmemeliyiz. Onun peşinden gitmemeli, onu desteklememeli, hatta onu 'efendi' olarak nitelendirmemeliyiz, aksi takdirde Allah (Subhanehu ve Teala) bize gazap eder.

Biz Müslümanlar, İslam'ı ve Müslümanları en çok koruyan insanlar olmalıyız ve münafıkların dinimize ve ailemize girmesine izin vermemeliyiz. Onlar, çoklukları ve çeşitli yüzleri nedeniyle bugünlerde karşılaşabileceğimiz en tehlikeli unsurlardır. İslam iddiasında bulunanların eylemlerini ölçmek için şeriatın ölçüsünü hazır bulundurmalıyız. Çünkü İslam, bizleri bu tür kötü insanlardan koruyan bir kalkandır.

Allah'tan ümmetimizi bu tür suçlulardan korumasını, bizleri doğru yola ve insanların davranışlarını ölçerek Allah'ın sevmediği kişilerden uzaklaşmamızı sağlayacak doğru ölçüye yöneltmesini dileriz. Allah'ım, amin.

Değerli dinleyicilerimiz, başka bir hadis-i şerif ile buluşuncaya kadar, sizi Allah'a emanet ediyoruz. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Radyo için yazan: Dr. Maher Salih