Hadis-i Şerif ile
Küfür ve İman Arasında Namazı Terk Etmek
Herkese, her yerdeki sevgililerimize selamlar, "Hadis-i Şerif ile" programınızın yeni bir bölümünde sizlerle birlikteyiz ve en güzel selamla başlıyoruz: Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Kuteybe bize anlattı, dedi ki: Cerir ve Ebu Muaviye, A'meş'ten, o Ebu Süfyan'dan, o da Cabir'den, Peygamber Efendimizin (sav) şöyle buyurduğunu rivayet ettiler: "Küfür ile iman arasında namazı terk etmek vardır." Camiu't-Tirmizi 2663
Bu hadis, küfür ve iman arasındaki ayrımı, yani zıtlar olan küfür ve iman arasındaki çizgiyi açıkça belirtmektedir. Bu ayrımı yapan şey namazdır. Bu durum, ibadet etmenin ve özel ve genel hükümlere uymanın bir ifadesidir. Eğer sözlük anlamıyla ele alınırsa, bu, Müslümanın Rabbi ile olan ilişkisine özgü ibadetleri yerine getirmek anlamına gelir. Müslüman, kulun Rabbine yaklaşmasını sağlayan şeylere bağlı olduğunu göstermeli ve Allah'ın üzerine farz kıldığı, şükran, kulluk ve O'na yakınlaşma gösterdiği eylemleri yerine getirmelidir. Bunların başında da namaz gelir. Eğer bu durum, genel anlamda ele alınırsa, yani bir şeyin zikredilip onunla hükümlerin kastedilmesi şeklinde olursa; bu anlam metinde muhtemeldir. Yani, namaz, Allah'ın insan için koyduğu hükümlerin bir ifadesidir. Kişi, sadece imanı söylemekle yetinmeyip, imanın gerektirdiği amelleri, yani Allah'ın bizden talep ettiği hükümleri yerine getirmelidir. Bu metin bu iki anlamda da anlaşılabilir ve her ikisi de doğrudur. Bu nedenle, biz Müslümanlar olarak, hem ibadetlerle ilgili özel hükümlere hem de muamelelerle ilgili hükümlere aynı şekilde uymalıyız. Allah'a kesin bir şekilde inanmak ile bu inancı pratikte uygulamamak, yani Allah'ın getirdiği hükümleri yerine getirmemek aynı şey değildir.
Allah'tan bizi, Allah'a Rab olarak inanan ve şeriatta geldiği gibi tam bir bağlılıkla imana devam edenlerden kılmasını, bizi Müslüman olarak yaşatmasını ve Müslüman olarak öldürmesini dileriz. Allah'ım, amin.
Allah'ım, Müslümanların dağınıklığını toplayacak, onlardan içinde bulundukları belayı kaldıracak olan, Nübüvvet minhacı üzere Raşid bir halifeliği bize çabucak nasip eyle. Allah'ım, yeryüzünü Kerim vechine ait nurunla aydınlat. Allah'ım, amin, amin.
Değerli dinleyicilerimiz, başka bir nebevi hadiste buluşuncaya dek, sizleri Allah'ın himayesine bırakıyoruz. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Radyo için yazan: Dr. Mahir Salih