Hadis-i Şerif ile
Müslümanın Müslüman Üzerindeki Hakkı, Hayatta ve Ölümde
Hepinize, her yerdeki sevgili dostlar, "Hadis-i Şerif ile" programınızın yeni bir bölümünde merhaba diyoruz ve en güzel selamla başlıyoruz: Es-selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuh.
Ebu Hureyre radıyallahu anh'tan rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: «Kim cenazeye namazı kılınana kadar katılırsa, ona bir kırat vardır. Kim de defnedilene kadar katılırsa, ona iki kırat vardır.» Denildi ki: İki kırat nedir? Buyurdu ki: «İki büyük dağ gibidir.» Müslim rivayet etti, No: 1633.
Değerli Dinleyiciler:
Cenaze törenine katılmak, bir Müslümanın Müslüman kardeşi üzerindeki haklarından biridir, hatta kişinin sevap kazanacağı yakınlaşmalardan biridir. Bu yakınlaşmanın amacı, öğüt almak, ahireti hatırlamak, huşu içinde olmak, kalbi hazır tutmak, sükunet, tefekkür ve ibret almaktır. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in sahabeleri bu anlamları yaşar, huşu içinde olur ve ibret alırlardı, bu yüzden hıçkırıklardan başka bir ses duymazdınız.
Ey Müslümanlar:
Allah'ın ölüye dirinin üzerinde bir hak kıldığı bu dinin azametinden bahsederken, soruyoruz: Bugün yeryüzündeki yasalarda bu hak nerede? İnsan haklarıyla övünen Batı medeniyetinde ölülerin diriler üzerindeki hakları nerede? Hatta dirilerin ölü yöneticiler üzerindeki hakları nerede? İslam, ölüler için haklar koyduğu gibi, diriler için de haklar koymuştur ve diri, ölüden daha önceliklidir. Cenaze namazı Müslümanlar için farz-ı kifayedir, Müslümanların yöneticileri üzerindeki hakları ise yönetici için farz ve vaciptir. Bu hakların en önemlisi, onlara itaat karşılığında Kur'an ve Sünnet ile hükmetmesidir. Ancak ne diyelim ki, hain yöneticiler Müslüman dünyasında yönetimi gasp etmiş ve ümmeti inkar etmişlerdir? Onlar sadece haklarını ellerinden almakla kalmadılar; aksine onları cehalet ve kayıp fırınlarına soktular. Evet; ancak onları görevden alma ve enkazları üzerinde Kitap ve Sünnet ile hükmeden, halk arasında adaleti sağlayan ve ölü ve dirilerinin haklarını bilen bir imam atama zorunluluğunu söylüyoruz.
Allah'ım, Müslümanların dağınıklığını toplayacağın, üzerlerindeki belayı kaldıracağın, Nübüvvet yolu üzere olan Raşid Hilafeti ile bize acele et. Allah'ım, yeryüzünü Kerim yüzünün nuruyla aydınlat. Allah'ım, amin, amin.
Değerli dinleyicilerimiz, başka bir peygamber hadisiyle buluşuncaya kadar sizi Allah'a emanet ediyoruz. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Radyo için yazan: Ebu Meryem