Hadis-i Şerif ile
Allah hakkında bilmeden konuşmanın günahı
Zühri, Amr bin Şuayb'dan, o babasından, o da dedesinden rivayet etti: Peygamber ﷺ bir topluluğun tartıştığını duydu ve şöyle buyurdu: "Sizden öncekiler ancak bu yüzden helak oldular, Allah'ın kitabının bir kısmını bir kısmıyla çürüttüler. Allah'ın kitabı ise birbirini doğrulamak için indirilmiştir. Bir kısmını bir kısmıyla yalanlamayın. Ondan bildiğiniz şeyleri söyleyin, bilmediğiniz şeyleri ise alimine havale edin." Ahmed Müsned'inde rivayet etmiştir.
Eyyub, İbn Müleyke'den rivayet etti: Ebu Bekir Sıddık radıyallahu anh'a bir ayet soruldu, şöyle dedi: Hangi toprak beni taşır, hangi gökyüzü beni gölgelendirir? Nereye giderim? Allah'ın kitabında Allah'ın murad etmediği bir şeyi söylersem ne yaparım?
İbn Mesud ve İbn Abbas'tan sahih olarak rivayet edilmiştir: İnsanların her sorduğuna fetva veren delidir.
Şafii rahmetullahi aleyh şöyle dedi: Malik'i şöyle derken duydum: İbn Aclan'ı şöyle derken duydum: Alim 'bilmiyorum' demeyi ihmal ederse, öldürücü darbeyi yemiş olur. İbn Aclan bunu İbn Abbas'tan rivayet etti.
Ebu Husayn el-Esedi şöyle dedi: Onlardan biri bir meselede fetva veriyor, oysa bu mesele Ömer'e gelseydi Bedir ehli toplanırdı.
İbn Mesud'dan: Kimin ilmi varsa söylesin, kimin ilmi yoksa "Allah bilir" desin. Çünkü Allah Nebisine şöyle buyurdu: {De ki: Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum ve ben kendiliğinden bir şey uyduranlardan değilim.}
Sahabe ve Tabiinden olan ümmetin salih seleflerinin sözü böyle ise -ki onlar ilim, amel ve takva bakımından en hayırlı nesillerdir- bu zamanın din konusunda cüretkar olan ve insanlara Allah'ın murad etmediği şekilde fetva veren alimleri bugün ne derler? Nasıl oluyor da dünya malını arzulayarak ateşe atılıyorlar, yöneticilerini memnun ediyorlar ve Rablerini gazaplandırıyorlar, insanları ilimden saptırıyorlar? İşte onlar, Resulümüz aleyhisselamın hakkında şöyle buyurduğu sultanların alimleridir: "Alimleri sultanların kapılarında gördüğünüzde dininiz için onlardan korkun."